İçeriğe geç
Anasayfa » Tüm Makaleler » Nafakanın Artırılması Davası

Nafakanın Artırılması Davası

Nafakanın artırılması hakkında görsel

Nafaka türleri Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenmiş olup kişinin gerek boşanma neticesinde gerekse de bakmakla yükümlü olduğu kabul edilen kişilere talep ve mahkeme kararı üzerine ödediği maddi yardım olarak özetlenebilecektir. Nafaka çeşitleri ve nafaka talepli davalar için Nafaka Davası ve Nafaka Çeşitleri başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Nafaka yükümlülüğü kişiye ancak mahkeme kararı ile hükmedilebilmektedir. Mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, günün koşulları ve yaşları itibariyle ihtiyaç durumları değerlendirilerek nafakaya ve nafaka miktarına hükmedilmektedir.

Günün koşullarında meydana gelen sosyal ve ekonomik sebeplerle ilerleyen zamanlarda nafaka miktarının nafaka alacaklısının geçimine yetmemeye başladığı noktada nafakanın artırılması talep edilebilecektir. Nafakanın artırılmasına ilişkin koşullar ve hukuki süreç bu yazımızda detaylı olarak incelenecektir.


Nafaka Nedir?

Türk Medeni Kanunu kapsamında 4 ayrı nafaka türü belirlenmiştir.

a. Tedbir Nafakası

Boşanma davası açılması ile birlikte eşlerin müşterek konuttan ayrılması ve hayatlarını ayrı şekilde idame ettirmeleri hususu gündeme gelmektedir. Varsa müşterek çocuk, boşanma davası devam ederken tedbiren eşlerden biri ile birlikte yaşamaya başlamakta ve genel anlamda müşterek çocukla birlikte yaşayan eş çocuğun bakım ve sorumluluğunu üstlenmektedir. Evlerin ayrılması neticesinde, henüz yargılama devam ederken, eşlerden birinin maddi durumunda azalma söz konusu olabilecektir. Kural olarak boşanmadan kaynaklanan yoksulluk nafakası yükümlülüğünde eşlerin boşanmaya sebep olan olaylardaki kusur durumları incelenmekteyse de, yargılamaların uzun sürmesi, boşanma sebebiyle eşlerden birinin maddi durumunda azalma meydana gelmesi sebebiyle yoksulluk nafakasına yargılama süresince tedbiren hükmedilebilmektedir. Yine yargılama sürecinde müşterek çocuğun bakımını üstlenmemiş olan eş, müşterek çocuğun ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla iştirak nafakasına da tedbiren hükmedilmesi gündeme gelebilecektir. Yargılama sürecinde hükmedilen nafakaya tedbir nafakası denmektedir.

b. Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakası Türk Medeni Kanunu’nun 175. Maddesinde düzenlenmiş olup boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olan, maddi gücünde azalma meydana gelecek olan eş tarafından, diğer eşin maddi gücü de dikkate alınarak talep edebileceği nafaka türüdür. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için, nafaka alacaklısı eşin boşanma sebeplerinde diğer eşten daha az kusurlu olması gerekmekte, aksi halde nafakaya hükmedilmemektedir.

c. İştirak Nafakası

Boşanma neticesinde müşterek çocuğun velayet hakkı eşlerden birine bırakılmaktadır. Eşlerin boşanmadaki kusur durumlarından bağımsız olarak çocuğun üstün yararı gereği velayet hakkı kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve masraflarına katılmak maksadıyla çocuk lehine iştirak nafakası ödemekle yükümlü olacaktır.

d. Yardım Nafakası

Yardım nafakası, kişinin yasadan kaynaklanan bakım yükümlülüğü kapsamında ödemekle yükümlü tutulabileceği maddi destek niteliğindedir. Yardım nafakası boşanma davasından bağımsız nitelikte bir nafaka türü olup kişinin üst soyu, alt soyu veya kardeşleri tarafından talep edilebilmektedir. Yardım nafakasının talep edilebilmesi için talep edenin, nafaka talep edilen kişinin maddi desteği olmadığı takdirde yoksulluğa düşecek olması, nafaka talep edilen kişinin yardımına muhtaç durumda olması gerekmektedir.


Nafaka Artırım Davasının Koşulları Nelerdir?

Nafakaya ancak mahkeme kararıyla hükmedilebilmektedir. Nafaka talep edilen davalarda hakim, tarafların maddi güçlerini, sosyal ve ekonomik durumlarını ve ekonomik koşulları göz önünde bulundurarak hakkaniyet çerçevesinde nafaka miktarına hükmetmektedir. Nafakanın, sona erme koşulları oluşmadığı takdirde, uzun süreli ve aylık ödeme şeklinde hükmedilen bir yükümlülük türü olduğu da göz önünde bulundurulduğunda ve talep halinde, yıllık olarak artırılmasına da hükmedilebilmektedir. Nafaka artış oranının talep edilmemesi durumunda mahkemece re’sen artış oranı belirlenmeyeceğine dikkat edilmelidir.

Nafaka artırım oranı genellikle ÜFE veya TÜFE oranı olarak tespit edilmektedir. Mahkemenin artışa ilişkin sabit oran belirlemesi de mümkündür. Artırım oranına hükmedildiği takdirde nafaka ödeme başlangıcından itibaren 1 yılın dolması itibariyle nafaka miktarı kendiliğinden artırılacak ve her yıl sonunda artmaya devam edecektir. Ancak zaman zaman bu artırım oranı değişen koşullar karşısında az kalabilmektedir. Bu durumda nafaka alacaklısı tarafından nafakanın artırılması talep edilebilecektir.

Yoksulluk nafakasının düzenlendiği TMK 176. Maddesinin 4 fıkrasında; “Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” hükmü öngörülmüştür.

Yine iştirak nafakasına ilişkin TMK m. 331’de ise; “Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” hükmü düzenlenmiştir.

Nafakanın artırılması davası, tarafların gelir ve gider durumlarının değişmesi, mali desteğin ülkede meydana gelen ekonomik koşullar gereği yeter nitelikte olmayışı gibi sebeplerle açılabilmektedir.

A.Tarafların ekonomik durumlarında meydana gelen değişiklikler sebebiyle nafakanın artırılması talebi

Nafaka miktarının, nafaka alacaklısının geçimi için ihtiyacı olan miktarın altında kalması, nafaka alacaklısının işini kaybetmesi, ihtiyaçlarının artması veyahut nafaka borçlusunun gelirinin ve dolayısıyla nafaka ödeme gücünün artış göstermesi gibi hallerde nafakanın artırılması talep edilebilecektir. Bu hususta nafakanın artırılması talebi üzerine mahkeme Sosyal Ekonomik Durum Raporu düzenlenmesini sağlar ve tarafların güncel maaş miktarları ve ihtiyaçları ile geçimine yeter aylık miktarı hakkaniyet ve mali güçler oranında değerlendirerek nafaka miktarını tespit edecektir.

B.Hakkaniyet gereği nafakanın artırılması

Nafaka alacaklısının aldığı nafaka miktarının ve bu nafaka miktarından kaynaklı alım gücünün enflasyon oranının karşısında erimesi halinde de nafakanın artırılması talep edilebilmektedir. İştirak nafakası özelinde çocuğun yaşı ve ihtiyacı göz önünde bulundurularak nafaka miktarına hükmedilmekle birlikte çocuğun büyümesi ile ihtiyaçlarının da büyüdüğü kabul edilmektedir. Çocuğun ihtiyaçlarının artması da hakkaniyet gereği nafaka miktarının artırılmasını talep etme sebebini oluşturmaktadır.


Nafaka Artırım Davası Ne Zaman Açılmalıdır?

Nafaka artırım davası koşulların oluştuğu ve nafaka yükümlülüğünün devam ettiği her zaman açılabilmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki nafaka yükümlülüğüne ilişkin hükmün kesinleşmesinin hemen ardından açılan nafaka artırım davalarının reddedilmesi gündeme gelebilmektedir. Bu nedenle nafaka miktarının yeter nitelikte olup olmadığı hususunun değerlendirilebilmesi için nafaka artırım davasının kesinleşmeden itibaren en az bir yıllık süre geçtikten sonra açılmasında fayda vardır


Nafaka Artırımı Geriye Dönük İstenebilir Mi?

Nafakanın artırılması talepli dava günün koşullarının gerektirmesi halinde her zaman açılabilmektedir. Mahkemece takdir edilen nafaka miktarı ancak dava tarihi itibariyle geçerli olmak üzere tespit olunabilmektedir. Dava tarihinden öncesi için artırım talep edilmesi mümkün olmayacaktır. Dava tarihi ile karar tarihi arasında eski nafaka miktarı geçerli olacak, kararın verilmesinin ardından nafaka yükümlüsü, dava tarihi ile karar tarihi arasında geçe süre için bakiye nafaka miktarını ödemekle yükümlü olacaktır.


Boşanma Davası Devam Ederken Nafakanın Artırılması Nasıl Talep Edilebilir?

Nafakanın artırılması davasına ilişkin düzenlemeler TMK 176 ve 331. maddeleri doğrultusunda yoksulluk ve iştirak nafakasına ilişkindir. Boşanma davası devam ederken talep edilen ve hükmedilen nafaka türü tedbir nafakası olarak isimlendirilmiş olup ancak boşanma davasının kesinleşmesinin ardından yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devam edebilmektedir. Dolayısıyla yargılamanın devam ettiği süreçte nafaka miktarına hükmedecek olan boşanma davasına bakmakla yükümlü olan mahkemedir. Nafakanın artırılması talebiyle ayrı bir dava açılması halinde derdestlik gündeme gelecek ve dolayısıyla davanın reddine karar verilecektir.

Ancak yargılamanın uzun yıllar sürmesi ve istinaf ve temyiz süreçleri de dikkate alındığında nafaka alacaklısı eş ve müşterek çocuklar lehine tedbir nafakasında artırım yapılması yargılamayı görmekte olan mahkemeden talep edilebilmektedir.


Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Nafaka Artırımı Talep Edilebilir Mi?

Anlaşmalı boşanma davasında eşlerin boşanma ile boşanmanın ferileri hususunda anlaşma sağlamaları gerekmekte, bu anlaşma iradelerini hakim önünde sözlü olarak da beyan etmeleri gerekmektedir. Bu halde hakim boşanmaya ve ferilerine tarafların iradeleri doğrultusunda karar vermektedir.

Boşanmanın ferilerinden birisi de nafakadır. Anlaşmalı boşanma davası kapsamında taraflar; nafaka alacaklısı, nafaka yükümlüsü, nafaka miktarı ve nafakanın ne şekilde ödeneceği, nafaka artırım oranı gibi hususları açıkça beyan ve kabul etmelidirler. Anlaşmalı boşanma davasına ilişkin detaylı bilgi için: tıklayınız.

Tarafların kendi iradeleri ile tespit etmiş oldukları nafaka miktarında değişiklik yapılması, artırılması veya azaltılması hususlarında talepte bulunup bulunamayacakları soru işareti oluşturmaktadır.


Nafakanın Artırılması Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Nafaka talepli davalar aile hukukunun konusunu oluşturmakta olup aile hukukundan doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerde aile mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Nafakanın artırılması davasında yetkili Aile Mahkemesi ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir