Giriş
2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun, kamu görevlilerinin görevleri sırasında veya görev sonrası maruz kaldıkları yaralanma, engellilik veya ölüm durumlarında hak ettikleri maddi destekleri düzenlemektedir. Aşağıda ayrıntılı bir şekilde 2330 Sayılı Kanun kapsamında kimlerin, nasıl bu tazminata hak kazanacağı ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır.
1) 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu’nun Amacı ve Kapsamı
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, Türkiye’de kamu görevlilerinin görevleri sırasında veya görevlerinden dolayı hayatlarını kaybetmeleri, yaralanmaları ya da engelli hale gelmeleri durumunda, kendileri veya geride kalan yakınlarına maddi destek sağlamak amacıyla çıkarılmıştır. Bu kanun kapsamında özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve benzeri kurumlarda görev yapan kamu personeli yer alır. Kanun, kamu güvenliği ve asayişi sağlamak için tehlikeli görevler üstlenen bu personelin ve ailelerinin mağduriyetlerini hafifletmek, yaşam standartlarını korumak ve sosyal güvence sunmak amacıyla nakdi tazminat ve aylık bağlanması gibi haklar sağlar.
2) 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu’ndan Yararlanma Şartları
Bu kanundan yararlanmak için kişilerin belli şartları sağlamış olması gerekmektedir. Kişinin sadece görev icabı yaralanması bu kanun kapsamında tazminata hak edeceği anlamına gelmez. Aşağıda ayrıntılı bir şekilde bu kanun kapsamında hak kazanmamın şartları açıklanacaktır.
a.Kanun Kapsamında Sayılan Kişilerden Olmak
2330 Sayılı Kanun’un 2. Maddesi kapsamında kimlerin bu kanundan yararlanabileceği, güvenlik, asayiş, kaçakçılık, trafik ve yol güvenliği gibi kritik görevlerde çalışan personelin yanı sıra, görevlerini yerine getirirken saldırıya uğrayan kamu görevlileri ve aile üyeleri ile devletin güvenliğini sağlamak için yardımcı olan sivilleri de içermektedir. Bu madde, geniş bir görev yelpazesinde çalışan personeli ve bu görevler sırasında maruz kaldıkları saldırılara karşı koruma sağlamaktadır.
Güvenlik Kuvvetleri Personeli
Bu kanun, iç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılıkla mücadele, trafik ve yol güvenliğini sağlama gibi alanlarda görevli personeli kapsamaktadır. Bu gruptaki başlıca kişiler:
- Jandarma Genel Komutanlığı personeli,
- Emniyet Genel Müdürlüğü personeli,
- Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli,
- Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları,
- Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları,
- Çarşı, mahalle ve kır bekçileri,
- Orman memurları ve personeli,
- Gümrük Muhafaza memurları.
- Köy Korucuları
Bu kişilerin görevleri, ülke içinde düzeni sağlamak, kaçakçılığı önlemek ve genel güvenliği korumak üzerine kuruludur. Bu görevleri sırasında maruz kaldıkları saldırılar, bu kanun kapsamında değerlendirilmektedir.
Adli ve Askeri Yargı Mensupları
Güvenlik ve asayişi ihlal eden eylemler veya kaçakçılık olaylarını soruşturan ve kovuşturan:
- Adli ve askeri hakimler,
- Cumhuriyet savcıları ve yardımcıları,
- Askeri savcılar ve yardımcıları da bu kanun kapsamında koruma altına alınmaktadır.
Bu yargı mensupları, suçların araştırılması ve kovuşturulmasında önemli bir rol oynadıklarından, görevlerini yerine getirirken karşılaşabilecekleri tehditler bu maddeyle dikkate alınmaktadır.
Mülki İdare Amirleri
Mülki idare amirleri, yani valiler, kaymakamlar ve diğer üst düzey yöneticiler, güvenlik ve asayişin ihlal edilmesini önleme görevlerini yerine getirirken, bu kanunla koruma altına alınmaktadırlar. Bu kişilerin kamu düzenini koruma görevleri sırasında karşılaştıkları saldırılar, bu maddeyle ele alınmaktadır.
Cezaevi Personeli
Tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleri ile cezaevlerinin iç ve dış güvenliğinden sorumlu olan personel, bu kanun kapsamında yer alır. Cezaevi görevlileri, suçlularla yakın temas halinde oldukları için tehdit altında olabilirler ve bu kapsamda korunurlar.
Görev Alan Kamu Görevlileri ve Sivil Yardımcılar
Güvenlik ve asayişin sağlanması için yetkililerce görevlendirilen kamu görevlileri ve gerektiğinde devlete yardımcı olan siviller de bu kanunun koruması altındadır. Özellikle gönüllü olarak güvenlik kuvvetlerine yardım eden vatandaşlar, bu görevleri sırasında karşılaştıkları tehditlere karşı korunur.
Devlet Güçlerine Yönelik Saldırılara Maruz Kalan Kamu Görevlileri
Devlet güçlerini sindirme amacıyla yapılan saldırılar, kamu görevlilerinin görevlerini etkili şekilde yerine getirmesini engelleyebilir. Bu nedenle, bu tür saldırılara maruz kalan kamu görevlileri de bu kanunla korunur.
Patlayıcı Maddelerle Görev Yapan Personel
Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet Teşkilatlarında patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi gibi görevlerde çalışan personel, bu kanun kapsamına alınmıştır. Bu görevler yüksek risk içerdiği için, bu personel özel bir korumaya sahiptir.
Orman Yangınlarıyla Mücadele Eden Personel
2023 yılında yapılan bir değişiklikle, orman yangınlarını söndürme çalışmalarında görev alan Orman Genel Müdürlüğü personeli, gönüllüler ve bu kapsamda görevlendirilen diğer kamu görevlileri de bu kanun kapsamına alınmıştır. Yangınlarla mücadele eden bu kişilerin, görevleri sırasında maruz kaldıkları saldırılara karşı korunmaları sağlanmıştır.
Aile Üyeleri
Bu kanun, yalnızca görev başındaki personeli değil, bu kişilerin eşleri, çocukları, anne ve babaları ile kardeşlerini de koruma altına almaktadır. Eğer bu kişilere, görevli personelin yaptığı işler veya yardımlar nedeniyle saldırı yapılırsa, bu saldırılar da kanun kapsamına alınır.
b.Kişinin Zarara Uğraması Gerekmektedir.
Kanunun 1. Maddesinde ‘‘ …kamu görevlileri ve gönüllüler bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri hâlinde… ‘’ denilmek suretiyle kişinin tazmine hak kazanmak için üstlenmiş olduğu görev nedeniyle zarara uğramış olmalıdır. Bu zarar görev esnasında ortaya çıkabileceği gibi uzun yıllar sonra da ortaya çıkabilir. Sonradan ortaya çıkan zarar sebebiyle tazminata hak kazanılabilmesi için zararın evvelce ifa edilen görev nedeniyle ortaya çıktığının kanıtlanması gerekmektedir. Ortaya çıkan zarar, ifa edilen görev nedeniyle oluşmuşsa kişiye bağlı olduğu kurum tarafından tazminat ödenecektir. Aylık ise SGK tarafından bağlanacaktır.
c.Zararın Barış Döneminde ve Asayiş Faaliyetleri Neticesinde Ortaya Çıkmalıdır
Kanunun 1. Maddesinde ‘’ …barışta güven ve asayişi korumak… ‘’ denilmek suretiyle ortaya çıkan zararın barış döneminde ve asayiş faaliyetleri sırasında ortaya çıkması gerektiğine hükmedilmiştir. Savaş döneminde ortaya çıkan zarar farklı mevzuata tabi olacağı için zarara uğrayan kişi bu kanun kapsamından yararlanamayacaktır.
İkinci olarak ‘’ güven ve asayişi korumak’’ cümlesinden anlaşılması gereken görevlinin asayiş faaliyetleri kapsamında zarara uğramış olduğudur. Kanun koyucu asayiş faaliyetlerin ne olduğunu açıklamamıştır. Uygulamada mahkeme kararları emsal alınarak bu boşluk doldurulmaktadır. Yukarıda sayılan kamu görevlilerinin faaliyetleri doğal olarak asayişi sağlamak olduğu açıktır. Örneğin bir polis memurunun doğal görevi asayişi sağlamaktır. Gümrük memurları, adli hakimler gibi olağan görevi asayişi sağlamak olmayan kamu görevlilerin bu kanundan yararlanabilmesi için görevinin asayişin sağlanmasında görev almaları gerekmektedir. Örneğin, kaçakçılığı engelleyen gümrük memurunun zarara uğraması durumunda bu kanuna göre tazminata hak kazanacaktır.
d.Zararın Ortaya Çıkışında Görevlinin Kusurunun Olmaması Gerekmektedir
2987 Sayılı Nakdi Tazminat Ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin 19. Maddesinde;
‘’Bu Yönetmeliğin nakdi tazminat ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımları ile ilgili hükümleri; ölüm, engelli hale gelme ve yaralanmanın görevli kişinin kendi kastı sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmaz. ‘’
Denilmek suretiyle zararın ortaya çıkmasında kişinin kendi kastı varsa bu kanuna göre tazminat ödenmez. Örneğin Danıştay bir kararında ‘’…şahsın dalgınlığı ve tedbirsizliği sonucu kendisini vurmuş olduğu kanaatine varıldığı dikkate alınarak somut olayın herhangi bir çatışmadan ileri gelmediği, savcılığın takipsizlik kararında da belirtildiği gibi olayın ölenin dikkatsizliğinden kaynaklandığı, bu durumun ise mevzuatta nakdi tazminat ödenmesini gerektiren kapsama girmediği, dolayısıyla nakdi tazminat ödenmemesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” Danıştay 10. D., 12.04.2006 K. T., 2003/3727 E., 2006/2392 K.,’’ demek suretiyle kamu görevlisinin dalgınlığı ve tedbirsizliği nedeniyle kendisini vurmuş olması kişinin kendi kusuru olarak görmüş ve tazminat ödenmemesine hükmetmiştir.
3) 2330 Sayılı Kanun Kapsamında Ödenecek Tazminat Türleri
Bu kanun kapsamında sayılan kişilerin görevi nedeniyle yaralanmaları durumunda, yaralanma derecelerine göre tazminat ödenmektedir. Bu tazminatlar ağır maluliyet tazminatı, maluliyet tazminatı veya yaralanma tazminatı ödenmesi öngörülmüştür. Aşağıda bu tazminat türlerinin ne olduğu ve ne şekilde ödeneceği açıklanacaktır.
a) Ağır Maluliyet Tazminatı
Kanunda ağır maluliyetin tanımı Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malul olan kişi olarak tanımlanmıştır. Bu kişilere en yüksek devlet memuru brüt aylığının ek gösterge dahil 200 katı tutarında tazminat ödenir.
b) Malul Tazminatı
Ağır malul kişilerin dışında kalan kişiler kanun kapsamında malul sayılmış ve bu kişilere ödenecek tazminat maluliyet derecelerine göre hesaplanacaktır. Bu tazminat en yüksek memur aylığının 100 katı tutarından hesaplanır. Aşağıda tablo halinde ödenecek tutar gösterilmiştir.
| Maluliyet | Maluliyet Derecesi | Tazminat Oranı | Tazminat Miktarı |
| Ağır Malul | Ağır | Matrahın %200’ü | En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar) |
| Malul | 1 | Matrahın 100 katının %75’i | En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar) |
| Malul | 2 | Matrahın 100 katının % 65’i | En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar) |
| Malul | 3 | Matrahın 100 katının % 55’i | En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar) |
| Malul | 4 | Matrahın 100 katının %45’i | En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar) |
| Malul | 5 | Matrahın 100 katının %35’i | En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar) |
| Malul | 6 | Matrahın 100 katının % 25’i | En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar) |
c) Yaralanma Tazminatı
Asayiş görevlisinin, görevinden kaynaklanan bir olay nedeniyle yaralanması ve tedavi süreci sonrasında %20 veya daha düşük oranlı engellilik haliyle kalıcı bir rahatsızlığının bulunması durumunda, engel oranı esas alınmak suretiyle kendisine tazminat ödenmesine hak kazanılır.
| Yaralanma Durumu | Ödeme Oranı (5. Maddeye Göre) | Ana Matrah |
| a) Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte | %3 | En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt) |
| a) Basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde hafif nitelikte | %5 | En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt) |
| b) Kemik kırığı (hayat fonksiyonlarına etkisi hafif) | %7 | En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt) |
| b) Kemik kırığı (hayat fonksiyonlarına etkisi orta) | %10 | En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt) |
| b) Kemik kırığı (hayat fonksiyonlarına etkisi ağır) | %15 | En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt) |
| c) Kişinin yaşamını tehlikeye sokacak derecede yaralanma | %20 | En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt) |
| d) Araz bırakması halinde (belirtilen oranların iki katını aşmamak üzere, en fazla %20’yi geçemez) | Yaralanma derecelerindeki oranın 2 katı | En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt) |
4) Nakdi Tazminat Verecek Makamlar, Nakdi Tazminat Komisyonu ve Tazminatın Ödenme Usulü
1. Nakdi Tazminat Verecek Makamlar
2330 sayılı Kanun kapsamındaki kişilerden, yönetmelikte belirtilen durumlarda ölüm, yaralanma veya sakatlık meydana gelmesi halinde nakdi tazminat şu şekilde ödenir:
a) Güvenlik ve asayişin sağlanması amacıyla hizmetlerinden yararlanılması zorunlu görülen, bu doğrultuda görev verilen veya kendiliğinden güvenlik güçlerine yardımcı olan kişilerin ve bunların eş, altsoy, üstsoy ve kardeşlerinin tazminatları, İçişleri Bakanlığı tarafından ödenir.
b) Diğer kamu personeli ile bunların eş, altsoy, üstsoy ve kardeşlerinin tazminatları ise, ilgili personelin bağlı olduğu bakanlık veya kurum tarafından karşılanır.
2. Nakdi Tazminat Komisyonu
Nakdi tazminatların ödenip ödenmeyeceğine, ilgili bakanlık veya kurum tarafından belirlenen bir komisyon karar verir. Bu komisyon;
- Personel, maliye, hukuk ve sağlıkla ilgili birim amirleri ile, konuyla ilgili diğer yetkililerden oluşur.
- Komisyonun verdiği kararlar, ilgili bakanlık veya kurumun en üst amiri veya onun yetkilendirdiği bir makam tarafından onaylanır.
Nakdi tazminat ödenmesine ilişkin işlemler, ilgili Bakan veya yetkili kılınan kişilerce onaylandıktan sonra, olayın 2330 sayılı Kanun veya bu Yönetmelik kapsamında olmadığı gerekçesiyle saymanlıklarca ödemeden kaçınılamaz, ödeme geciktirilemez.
3. Tazminatın Ödenme Usulü
- Komisyonca alınan ve 13. maddeye göre onaylanan kararlar ile diğer gerekli belgeler;
- İlgili bakanlık veya kurum tarafından, hak sahibinin özlük haklarının bağlı olduğu kuruma veya idarenin uygun görmesi halinde, hak sahibinin tazminat almak istediği yerdeki kurum ve kuruluşlara gönderilir.
- Bu belgelerin ulaşmasının ardından, tazminat ödemesi ilgili kurum veya kuruluşların saymanlıklarınca hak sahiplerine yapılır.
Sonuç
2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu, Türkiye’de kamu görevlilerinin görevleri sırasında veya görevlerinden dolayı maruz kaldıkları zararlar karşısında önemli bir maddi güvence sağlamaktadır. Bu kanun, sadece kamu görevlilerini değil, aynı zamanda onların ailelerini de kapsayarak geniş bir koruma ağı sunmaktadır. Kanundan yararlanabilmek için belirlenen şartların dikkatlice incelenmesi ve ilgili mevzuata uygun hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır. Kamu görevlilerinin güvenliğini ve sosyal güvenceyi artırmayı hedefleyen bu düzenleme, kamu hizmetlerinin sürekliliğini ve kalitesini desteklemektedir. Kanunun doğru uygulanması ve farkındalığın artırılması, kamu görevlilerinin haklarının korunması açısından kritik bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, 2330 Sayılı Kanun’un kapsamı, şartları ve uygulama süreçleri hakkında bilinçli olmak, hak kaybının önlenmesi ve adil tazminat sağlanması açısından gereklidir.
