İçeriğe geç
Anasayfa » Tüm Makaleler » HAGB Kararının Devlet Memurları ve Askeri Personel Üzerindeki Etkileri Nedir?

HAGB Kararının Devlet Memurları ve Askeri Personel Üzerindeki Etkileri Nedir?

Ceza yargılamasında önemli bir kurum olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), sanığın belirli şartları taşıması halinde cezanın askıya alınmasını ifade eder. Ancak HAGB kararı, özellikle kamu görevlileri açısından farklı idari sonuçlar doğurabilir. HAGB’nin memuriyete etkisi, devlet memurları ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli açısından farklılık göstermekte olup, bu farkın dayandığı yasal gerekçelerin detaylıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu makalede, HAGB kararının memuriyete girişe engel olup olmayacağı, mevcut memuriyeti sona erdirip erdirmeyeceği ve TSK personeli yönünden doğurduğu sonuçlar açıklanacaktır.

Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması Nedir?

HAGB, ceza yargılamasında sanığın suçluluğunun sabit görülmesi ve CMK 231’inci maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi durumunda, sanık hakkında verilen cezanın askıya alınması anlamına gelir. HAGB, bir hüküm olmamakla birlikte bir hükümsüzlük durumu da değildir. Hakkında HAGB kararı verilen sanık, denetim süresi boyunca verilen hükmün askıda kalması durumuyla karşı karşıyadır. Sanık, 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı olarak bir suç işlerse, mahkemece verilen hüküm açıklanır. Ancak kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri iyi hâlli olarak yerine getiren sanığın suça konu eylemleri hukuki bir sonuç doğurmayacaktır.

HAGB Kararının Memuriyet Üzerindeki Etkileri

HAGB kararı kişi hakkında hukuki bir sonuç doğurmadığından bir hükümlülük halinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bu durumda da Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan devlet memuru olabilmek için kişi hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmaması şartı ihlal edilmez. Sonuç olarak idare, HAGB kararına göre memuriyete almama veya memuriyetten çıkarma gibi işlem tesis edemez. Bununla birlikte HAGB kararı suçun fail tarafından işlendiği anlamına geldiğinden kişi hakkında disiplin soruşturmasında kişinin disipsizliğinin olmadığını iddia etmek çelişki yaratacaktır.

HAGB Kararının Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Personeli Üzerindeki Etkileri

HAGB kararının memuriyete engel olmadığı ya da memuriyetten çıkarma sonucu doğurmayacağından bahsetmiştik. Türk Silahlı kuvvetleri personeli bakımdan ise sonuç farklıdır. 926 Sayılı TSK Personel Kanunu’nun 50’nci maddesinin d bendinde;

‘Ertelenmiş, seçenek yaptırımlara çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, affa uğramış olsalar bile, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 131 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hali hariç basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, iftira gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı nitelikteki suçlardan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma suçlarından hükümlü olan subaylar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır.’

Denilmek suretiyle subaylar, belirli suçlardan hüküm giydiklerinde, cezanın ertelenmiş, seçenek yaptırımlara çevrilmiş ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması gibi durumlarda dahi haklarında ilişik kesilmesi öngörülmüştür. Yine, Sözleşmeli Subay ve Sözleşmeli Astsubaylar Hakkında Kanun’un 4. Maddesinde de;

‘Cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi.. ’’

Denilmek suretiyle aynı şartlar öngörülmüş ve bu kişilerin personel olarak TSK’ya subay ve astsubay olarak alınmayacakları belirtilmiştir. Personel olarak görev yapan sözleşmeli subay ve astsubayların da bu durumda sözleşmeleri feshedilecektir. 6191 Sayılı Sözleşmeli Er ve Erbaş Kanunu’nda da;

Cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi.. ’’

Denilmek suretiyle aynı şartlar sayılmış ve belirli suçlardan HAGB kararı alınması durumunda sözleşmeli er ve erbaş hakkında sözleşme fesih işlemi uygulanacaktır.

Sonuç

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, ceza yargılamasında sanığın suçluluğunun sabit görülmesiyle birlikte belirli şartlar altında verilen bir karar olup, hukuki açıdan önemli sonuçlar doğurur. Devlet memurları açısından HAGB kararı, doğrudan bir hükümlülük durumu yaratmadığı için memuriyete engel teşkil etmez ve memuriyetten çıkarılma sonucunu doğurmaz. Ancak, bu kararın varlığı, kişinin disiplin soruşturmasına tabi tutulmasına ve disiplin cezalarıyla karşılaşmasına yol açabilir. Diğer yandan, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli için durum farklıdır. TSK Personel Kanunu, HAGB kararı dâhil belirli suçlardan hüküm giymiş subayların ve astsubayların görevden alınmasını öngörmektedir. Sözleşmeli personel için de benzer hükümler geçerlidir ve HAGB kararı, sözleşmenin feshiyle sonuçlanabilir. Bu düzenlemeler, TSK’nın disiplinini ve güvenilirliğini korumaya yönelik olarak sıkı bir hukuki çerçeve sunmaktadır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında, HAGB’nin memuriyete etkisi ve TSK personeli üzerindeki etkileri farklılık göstermekte ve bu kararın sonuçları her iki kesim için de dikkatle ele alınmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir