İçeriğe geç
Anasayfa » Tüm Makaleler » Tapu Kaydındaki Kimlik Bilgilerinin Düzeltilmesi Davası

Tapu Kaydındaki Kimlik Bilgilerinin Düzeltilmesi Davası

Tapu Kaydındaki Kimlik Bilgilerinin Düzeltilmesi davası konulu illüstrasyonda, ellerinde tapu tutan karı koca yer almakta.

Tapu sicili, ayni haklar başta olmak üzere, taşınmazlara ilişkin hukuki durumun herkese karşı ileri sürülebilmesini sağlayan kamusal nitelikteki resmî kayıtlardır. Tapu kütüğünde yer alan kayıtların doğruluğu, hukuki güvenliğin teminatıdır. Bu nedenle tapu sicilinde yer alan yanlış ya da eksik kimlik bilgileri, hem hak sahipliği bakımından tereddüt yaratmakta hem de ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların kaynağı olabilmektedir. Bu kapsamda, malikin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerine ilişkin hataların giderilmesi, belirli idari ve adli usuller aracılığıyla mümkün olmaktadır. Bu makalemizde tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi, idari ve adli yollar açıklanacaktır.


a) Tapu Kaydındaki Kimlik Bilgilerinin İdari Yoldan Düzeltilmesi

Taşınmazın tapu kaydında bazı durumlarda kimlik bilgileri yanlış veya eksik yazılabilmektedir. Bu durumda kimlik bilgilerinin eksik ya da yanlış yazıldığını iddia eden taraf öncelikle tapu müdürlüğüne başvurarak bilgilerin düzeltilmesini istemelidir. İdareden düzeltme istenmeden doğrudan dava yoluna başvurulamaz.

Söz konusu düzeltmeler, tapu müdürlüğü tarafından re’sen veya ilgilinin başvurusu üzerine yapılmaktadır. Tapu Sicil Tüzüğün 74. maddesine göre, kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgelere aykırı olmayan basit yazım hataları müdürlük tarafından re’sen düzeltilebilir.

Ancak, kimlik bilgilerinin düzeltilmesi talebi sonucunda taşınmaz maliki değişiyorsa kimlik bilgileri değiştirilemez. Açıklamak gerekirse, tapuda yazılı kimlik bilgileri değiştiğinde malikin de değişmesi mümkünse kimlik bilgilerinin değiştirilmesi talebi kabul edilmemekle birlikte idare de bu yönde bir karar veremez.


b) Tapu Kaydındaki Kimlik Bilgilerinin Adli Yoldan Düzeltilmesi

İdarece kimlik bilgilerinin düzeltilmesi talebi reddedildikten sonra adli yargıda dava açılabilmektedir. Tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1027. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesinde çekişmesiz yargı usulüyle görülür. 6100 sayılı HMK’nin 12. madde gereği taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında idari yolda anlattığımız gibi düzeltme sonucunda taşınmazın maliki değişmemelidir.

Nitekim; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 2014/1287 E., 2014/8805 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu dava türünde önemli olan, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir ifadeyle düzeltme işleminin mülkiyet aktarımı sonucunu doğurmamasıdır. Düzenlenecek karar, sadece kimlik bilgilerinin doğru hale getirilmesini sağlamalıdır.


c) Tapu Kaydındaki Kimlik Bilgilerinin Düzeltilmesi Davasında Davacı ve Davalı

Tapu kaydında yer alan kimlik bilgilerinin düzeltilmesine yönelik davalar, esasen taşınmazın malikine ilişkin isim, soyisim, baba adı gibi şahsi bilgilerin yanlış ya da eksik yazılması durumunda açılmaktadır. Bu tür davalarda, mülkiyetin devri söz konusu olmadığından, dava konusu yalnızca mevcut kaydın gerçeğe uygun hale getirilmesidir. Ancak bu noktada, davacı sıfatının (aktif dava ehliyetinin) kime ait olduğu sorusu, yargılamanın temelini oluşturur.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2007/3271 E., 2007/4026 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere; kimlik bilgilerinin düzeltilmesi amacıyla açılan davalar, tapu maliki veya malikin mirasçıları tarafından açılabilir. Buna ek olarak, elbirliği mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda, Türk Medeni Kanunu’nun 702. maddesi uyarınca ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlamak adına tek başına da bu tür bir dava açma hakkına sahiptir. Yine aynı şekilde, bir başka dava nedeniyle verilmiş yetkiye dayanılarak da dava açılması mümkündür. Ancak bu durumda, yetkiye ilişkin belgenin dosyada mevcut olması ve yetkinin açıkça anlaşılması gerekir.

Emsal bir kararda Yargıtay söz konusu kararında davacının, isminde düzeltme yapılması istenen paydaşla herhangi bir mirasçılık bağı bulunmadığını ve yetki belgesi sunulmadığını tespit etmiş, bu durumda davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bu değerlendirme, davacı sıfatının somut ve belgelenebilir bir menfaate dayanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/14-120 E., 2012/322 K. sayılı içtihadında ise; davacının, başka bir mahkemece görülmekte olan kamulaştırma davası sırasında verilmiş bir yetki belgesine dayanarak tapu kaydında soyisim düzeltmesi istemiyle dava açtığı olay incelenmiştir. Kurul, davacının malik sıfatı taşımamasına rağmen, yetkiye dayandığını ve hukuki yararının bulunduğunu kabul etmiştir. Dolayısıyla, bu içtihatta özellikle vurgulanan husus, yetki belgesi ile dava açılmasının mümkün olduğudur. Bu durumda da davacının aktif dava ehliyetine sahip olacağı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında;

  1. Tapu maliki,
  2. Malikin mirasçıları,
  3. Elbirliği mülkiyetinde ortaklardan herhangi biri,
  4. Mahkeme kararıyla verilmiş yetki belgesine dayanan kişi veya kurumlar

davacı sıfatıyla bu davayı açabilir.

Ancak kimlik bilgisi düzeltilecek kişiyle herhangi bir hukuki veya mirasçılık ilişkisi bulunmayan üçüncü kişilerin, açık ve belgeli bir yetki bulunmadıkça, bu tür bir davada aktif dava ehliyetleri kabul edilmez. Bu nedenle, davacı sıfatının her somut olayda yetki, mirasçılık bağı veya maliklik esaslarına göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında davalı Tapu Sicil Müdürlüğüdür. Davalı olmasına rağmen tapu müdürlüğü şeklen davalı olup davaya aslında taraf değildir.


c) Hangi Bilgilerin Düzeltilmesi İstenebilir?

Tapu kütüğünde yazılması zorunlu olmayan bilgilerin düzeltilmesi idari veya adli yoldan talep edilemez. Örneğin doğum tarihinin veya anne adının düzeltilmesi tapuda yazılması gereken zorunlu unsur olmadığından düzeltilmesi talep edilemez. Kimlik bilgilerinin düzeltilmesine yönelik davalarda aşağıda sayılan unsurlara ilişkin yanlışlıklar konu olabilir.

  • Malikin adı (ad-değişikliği veya yazım hatası)
  • Soyadı (nüfus bilgisiyle uyuşmayan durumlar)
  • Baba adı (yanlış yazılması veya karışıklık)
  • Cinsiyet yanlışlıkları
  • Türkçe harflerin hatalı yazılmasından kaynaklı bozulmalar (“Ş” yerine “S” gibi)

Yine Tapu Sicil Tüzüğü’nün 28. maddesi gereğince tapu kütüğüne yazılması gereken kimlik unsurları (ad, soyad, baba adı, edinme nedeni, yevmiye numarası) eksik ya da yanlış girilmişse, bu eksiklikler de bu kapsamda düzeltilebilir.


d) Tapu Kaydındaki Kimlik Bilgilerinin Düzeltilmesi Davasında Gerekli Belgeler ve İzlenecek Yol Nedir?

Düzeltme işlemi için izlenecek yol ve sunulması gereken belgeler, hatanın nitelik ve kaynağına göre değişiklik gösterebilir:

  • Nüfus kayıt örneği (kimlik bilgileriyle tapu kaydının karşılaştırılabilmesi için)
  • Taşınmazın tapu kayıtları
  • Mirasçılık belgesi
  • Kadastro tutanakları ve dayanak belgeler
  • Tanık beyanları (gerektiğinde)
  • Bilirkişi raporu (gerektiğinde)
  • Keşif raporu (gerektiğinde)

Yargıtay içtihatlarına göre, isim düzeltme davasında izlenmesi gereken yöntem oldukça titizdir. Öncelikle, düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanaklarıyla birlikte getirtilmelidir. Bu belgeler arasında tapulama tutanağı, vergi kayıtları, harici taksim belgeleri gibi tespit dayanakları yer alır. Ardından, Nüfus Müdürlüğü’nden dava konusu isimle aynı veya benzer bilgilere sahip başka kişilerin kayıtları bulunup bulunmadığı sorulmalı, düzeltme istenen kişinin vukuatlı ve mümkünse kök nüfus kayıtları temin edilmelidir. Bu kayıtlar, tapu kaydındaki isimle karşılaştırılarak kayıtlar arasında ilişki kurulmalıdır. Kimi hallerde nüfus kayıtlarında geçen baba adı, doğum tarihi, kardeş isimleri gibi bilgilerin tapulama tutanağı ile uyuşması beklenir. Eğer tutarsızlık varsa, dosyada yer alan tanık beyanları bu hususları açıklığa kavuşturacak nitelikte olmalıdır.

Tüm bunlara ek olarak, mahkemece Cumhuriyet Savcılığı’na müzekkere yazılarak, aynı mahallede dava konusu kişiyle aynı adı taşıyan başkalarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Bu, olası isim benzerliği nedeniyle yanlış kişiye ilişkin bir düzeltme yapılmasını önlemek açısından önemlidir. Yeterli delil elde edilememesi halinde mahallinde keşif yapılarak, hem tanıklar hem de varsa tapulama bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli, beyanların doğruluğu yerinde test edilmelidir. Tanıklara tapulama tutanağının içeriği okunmalı, tanıkların anlatımları kayıtlarla bağlantı kurulabilecek şekilde ayrıntılı biçimde alınmalıdır.

Mahkeme, tüm bu araştırmalar neticesinde davacının dayandığı kişi ile tapu kaydında geçen kişi arasında çelişki kalmayacak biçimde özdeşlik olduğunu tespit ederse, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesine karar verebilir. Aksi takdirde isim tashihi mümkün değildir.


e) Tapu Kaydındaki Kimlik Bilgilerinin Düzeltilmesi Davasında Harç Ve Vekalet Ücreti

Tapuda isim düzeltme davası, kayıt tashihine ilişkin olduğundan maktu harca tabidir. Davalı idare yasal hasım konumunda olduğundan yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.


Sonuç

Tapu kaydındaki kimlik bilgileri, hukuki güvenliğin temelidir. Bu nedenle adı, soyadı, baba adı gibi bilgilerin doğru olması büyük önem taşır. Kimlik bilgilerinin düzeltilmesi idari yolla olabileceği gibi bazı durumlarda da adli yoldan düzeltilmesi gerekebilir. Ancak düzeltme, malik değişikliğine yol açmamalı ve talep somut delillerle desteklenmelidir. Her somut olayda, kimlik bilgisi ile tapu kaydı arasındaki bağ dikkatle araştırılmalı, karar buna göre verilmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir