Kira sözleşmesi her iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Kiraya verenin asli borcu kiralananı kullanıma hazır halde bulundurmak, kiracının asli borcu ise kira bedelini ödemektir. Kira bedelinin ödenmesi hususunda yasada özel düzenlemeler mevcutsa da hak kaybı yaşanmaması adına sözleşme serbestisi gereği taraflar kira bedelinin miktarını, ödeme gününü ve nereye ödeneceğini açıkça belirleyebilirler. Ancak uygulamada, ödeme yerinin belirlenememesi veya kiraya verenin ödeme kabul etmemesi gibi durumlarla sıkça karşılaşılmaktadır. Bu gibi hallerde başvurulabilecek hukuki yollardan biri de tevdi mahallinin tayini davasıdır. Bu makalede, kira hukukunda önemli bir yere sahip olan “tevdi mahallinin tayini” davası ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Sözleşmede hüküm bulunmaması veya aksine yerel adet olmaması halinde kiracı kira bedelini her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde kiraya verene ödemekle yükümlüdür.
Kiracı kira bedelini, kiraya verene elden teslim edebileceği gibi banka havalesiyle veya PTT havalesiyle ödeyebilmektedir. Kiraya veren tarafından, kira bedelinin teslim alınmaması halinde kira bedelinin zamanında veya hiç ödenmemesi durumu söz konusu olabilmektedir. Kira bedelinin zamanında veya hiç ödenmemesi durumunda kiraya verenin kira sözleşmesini feshetme hakkı gündeme gelebilmektedir. Dolayısıyla kiracının hak kaybına uğramaması adına gerekli hukuki önlemleri almasında fayda bulunmaktadır.
Tevdi Mahalli Nedir?
Tevdi mahalli, sözleşmeden kaynaklanan bir borcun ödeneceği yer, bir diğer deyişle ödeme yeridir. Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerinde düzenlenen ve bir şeyin teslimine ilişkin edimlerde kullanabilecek olan tevdi hakkı kira bedelinin ödenmesi hususunda sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Yasanın 107. maddesi uyarınca;
“Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir.
Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir.”
Kiraya Veren Banka Bilgilerini Paylaşmazsa Ne Olur?
Kiraya verenin banka bilgilerini hiç vermemesi, değiştirmesi veya havale yoluyla ödeme kabul etmemesi, kiracının ödeme imkanını ortadan kaldırır. Bu durumda kiracı, borcunu ifa edemediği için haksız yere tahliye veya icra tehdidiyle karşı karşıya kalabilir. Bu ihtimali bertaraf etmek adına kiracı, tevdi mahallinin tayini için mahkemeye başvurarak ödeme yapılacak resmi bir yerin belirlenmesini talep etmelidir. Mahkemece belirlenen hesaba yapılan ödemeler geçerli sayılır ve kiracı, sözleşmeden doğan asli borcunu yerine getirmiş olur. Böylece kiraya verenin tahliye veya icra takibi başlatması hukuken geçersiz hâle gelir.
Kira İlişkisinde Tevdi Mahalli Tayini Talebinin Koşulları
Kira ödemelerinde temerrüde düşmemek adına tevdi mahallinin tayini talep edilmeden evvel belli koşulların oluşması gerekmektedir. Her hal ve koşulda ödeme yerinin belirlenmesi mümkün olmamaktadır.
- Kira bedellerinin vadesinin gelmiş olması gerekmektedir.
- Kiraya verenin kira bedelini reddetmesi, kiracının kira bedelini ödeme imkanı varken kiraya verenden kaynaklı olarak ödeyemiyor olması gerekmektedir.
- Ödeme yerine ilişkin belirsizlik bulunması gerekmektedir.
Vadesi gelmiş olan kira bedeline ilişkin kiraya verenin temerrüde düşmesi halinde kiracı, tevdi mahallinin tayinini talep edebilecektir.
Kiracının talebi üzerine mahkeme kiraya veren adına bir banka hesabı açtıracak, muaccel olan ve takip eden kira bedellerinin tamamı kiracı tarafından bu hesaba yatırılacaktır. Böylelikle kiraya veren kira bedelini almadığı iddiasında bulunamayacak ve kiracı, sözleşmeden doğan asli borcunu yerine getirmiş olacaktır.
Kira Bedelinin Ödenmesinde Gecikilirse Ne Olur?
Tevdi mahallinin tayinine ilişkin talepte bulunulmaması halinde kiracının, sözleşmeden doğan borcunu tam ve zamanında yerine getirmemesi sebebiyle kira sözleşmesinin feshi yoluna gidilebilecektir. Kiraya veren, ödenmemiş kira bedellerine ilişkin icra takibi başlatabilecektir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira borcuna ilişkin ödeme emri no:13 düzenlemesi ile kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle kiralananın icra yoluyla tahliyesi veya iki haklı ihtar nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliyesi davası ile karşı karşıya kalınabilecektir. Bu nedenledir ki; böylesi bir durumla karşı karşıya kalan kiracının hak kaybı yaşamamak adına avukat desteği almasında ve derhal tevdi mahallinin tayini yoluna başvurmasında fayda vardır.
Ödeme Yerinin Belirlenmesinde Arabuluculuk
Ödeme yerinin belirlenmesine ilişkin taleplerde, kira sözleşmesinden doğan davalardan ayrı olarak hukuki dayanağı Türk Borçlar Kanunu’nun 107. maddesi olduğundan arabuluculuk dava şartı bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğrudan tevdi mahallinin tayini talebinde bulunulabilecektir.
Tevdi Mahallinin Tayininde Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kira hukukundan kaynaklanan dava ve işler Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmektedir. Yetkili mahkeme ise kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Tevdi Mahallinin Tayini Davası Ne Kadar Sürer?
Tevdi mahallinin tayini talebi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca belirlenen çekişmesiz yargı işlerindendir. Tevdi mahallinin tayini talepleri değişik iş dosyası olarak ikame edilmektedir. Süreçte mahkemece bir devlet bankasına müzekkere yazılarak kiraya veren namına bir banka hesabı açtırmaktadır. İş yoğunluğuna göre değişmekle birlikte bu tür iş ve işlemler 30-60 günlük sürelerde görülmektedir. Verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür. İstinaf kanun yoluna başvuru yapılsa dahi bu süreçte kiracının, kira bedellerini ilgili banka hesabına yatırdığı takdirde kira bedeli ödeme borcunu yerine getirdiği kabul edilecektir.
