İçeriğe geç
Anasayfa » İş Hukuku » İş Hukuku Kapsamında İbraname Ve Geçerlilik Koşulları

İş Hukuku Kapsamında İbraname Ve Geçerlilik Koşulları

İş sözleşmesinin sona ermesi durumunda, işçi ile işveren arasında işçilik alacaklarına ilişkin ibraname düzenlenebilmektedir. İş Kanunu kapsamında ibraya ilişkin bir düzenleme olmamakla birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda ibranameye ilişkin düzenleme getirilmiştir. 01.07.2012 tarihinden evvel, 818 sayılı Eski Türk Borçlar Kanunu döneminde ibraya ilişkin düzenleme yer almamakla birlikte, o dönem uygulamada ibra iradesi ve usulüne ilişkin Yargıtay içtihatları doğrultusunda hareket edilmekteydi. Günümüzde hala 01.07.2012 tarihinden evvel düzenlenen ibranamelerde eski Yargıtay içtihatları doğrultusunda inceleme yapılmaktadır.

Bu makalemizde ibranamenin hukuki niteliği, 6098 sayılı Yasa kapsamında ibranamenin geçerlilik koşulları ile ibranamenin geçersiz sayıldığı haller ve Eski TBK döneminde yer alan ibraname koşulları ile farklılıklar detaylı olarak incelenecektir.


İbraname Nedir?

İbraname, niteliği itibariyle bir sözleşmedir. İbra sözleşmesi ile işçi ile işveren arasındaki borç ilişkisinin kısmen veya tamamen sona erdiği kabul edilmektedir. İşçi, ibraname içeriğinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve sair alacaklarının karşılığını aldığını ve işverenden başkaca işçilik alacağının kalmadığını belirtmektedir. Her türlü işçilik alacağı ibraname kapsamında düzenlenebilmektedir. Ancak yasada işçinin, işverenden daha güçsüz konumda olması sebebiyle ibraname sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Geçerlilik koşulu olarak düzenlenen bu haller aşağıda detaylıca incelenecek olup şartların tamamının bir arada bulunması gerekmektedir.

Her ne kadar ibraname tanımında borcu sona erdiren bir sözleşme olduğu belirtilse de işçilik alacaklarına ilişkin borcu asıl sona erdiren borcun ifasıdır. Herhangi bir ödeme olmadığı takdirde işçinin ibra iradesini yansıttığı ibranameye diğer koşulları sağlasa dahi itibar edilemeyecektir.


İbranamenin Geçerlilik Koşulları Nedir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle ibra müessesesi hüküm altına alınmıştır. Önceki tarihlerde Yargıtay içtihatlarıyla İş Kanunu’nun temel ilkelerinden olan işçi yararına yorum ilkesi uyarınca birtakım koşullara bağlı olduğu kabul edilen ibranamenin bu düzenleme ile çerçevesi belirlenmiştir. Yasanın 420/2,3,4. maddesinde ibranamenin niteliği ve geçerlilik koşulları açıkça izah edilmiştir.

“İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.

Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.

İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanır.”

1. İbraname yazılı olmalıdır.

İbranamenin mutlaka yazılı olması gerekmektedir. Yazılı olması geçerlilik koşulu olup sözlü olarak ibra beyanının açıklanmasının hukuki bir geçerliliği bulunmayacaktır. Yazılılık şartının sağlanması için noterde düzenleme, bilgisayar çıktısı veya el yazılı olması gibi ayrım yapılmamış olup adi yazılı düzenlenmesi yeterli olacaktır. Mümkün olması halinde ibranamenin işçinin el yazısıyla düzenlenmesi önerilmektedir. Dikkat edilmesi gereken husus ise ibraname metni ile işçinin imzası arasında boşluk bulunmamasıdır.

2. İş sözleşmesinin feshinden itibaren 1 aylık süre geçtikten sonra düzenlenmelidir.

İbraname düzenlenebilmesi için işçinin iş akdinin kim tarafından feshedildiğinin önemi bulunmamaktadır. Önem arz eden husus iş ilişkisi devam etmekteyken yapılan ödemelere ilişkin düzenlenen ibranamenin geçerliliği bulunmamaktadır. İbranamenin, en erken, iş akdinin feshinde bir ay sonrasında düzenlenmesi gerekmektedir. Burada işçinin özgür iradesi korunmak ve işverenin baskısıyla hareket etmesi olasılığının önüne geçilmek istenmiştir. İş ilişkisi devam ederken veya fesihten itibaren 1 aylık süre dolmadan düzenlenen ibranameler kesin hükümsüzdür.

Bundan hareketle, düzenlenen ibranamenin tarih içermesi de gerekmektedir. Tarih içermeyen ve hangi tarihte düzenlendiği belli olmayan ibraname geçersiz kabul edilmektedir.

3. Alacak türleri ve miktarları açıkça belirtilmelidir.

Düzenlenen ibranamede, işçiye ödenecek olan işçilik alacakları ile bu alacak miktarları ayrı ayrı ve açıkça belirtilmelidir. İbraname içeriğinde “Hiçbir alacağım kalmamıştır.” şeklinde genel geçer ve soyut ifadelere itibar edilmemektedir.

Yine örneğin işçiye kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti ödenen ve bunların miktarının açıkça belirtildiği ibranamede ayrıca fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının bulunmadığı hususunun da belirtilmesi ve fakat bunların miktarlarının yazılı olmaması durumunda ibraname geçersiz kabul edilecektir. Dolayısıyla işçi, varsa, fazla mesai ve hafta tatili ücreti talebiyle dava açabilecek ve işveren tarafından ibranamenin varlığı ileri sürülemeyecektir.

4. Alacak hakkına nazaran eksiksiz ödeme yapılmalıdır.

İbraname ile işçinin işverende mevcut tüm alacaklarının eksiksiz bir şekilde ödenmesi gerektiği öngörülmüştür. Kısmi ödeme yapılması halinde ibraname geçerli olmamaktadır. Örneğin; işçinin 76.133 TL kıdem tazminatı olması halinde işçi ile işveren arasında düz hesaplama ile 75.000 TL ödeme yapılması hususunda anlaşılmış olsa dahi bu husus ibranameyi geçerli hale getirmeyecek, işçi eksik ödenen kısım için dava ikame etme hakkına sahip olacaktır.

5. Alacak banka aracılığıyla ödenmelidir.

Yasada öngörüldüğü üzere, işçiye yapılacak ödemenin banka hesabı aracılığıyla yapılması gerekmektedir. Diğer tüm koşulları sağlamasına rağmen ibranamede belirtilen ödemenin elden ödenmesi durumunda ibranameye itibar edilemeyecektir.

Ancak belirtmek gerekir ki, ibraname düzenlenmiş olsa dahi, borcun ifa ile sona erdiği kabul edilmektedir. İşveren tarafından işçiye banka harici yollarla yapılan ödemeler başkaca delillerle ispatlandığı takdirde borcun sona erdiği kabul edilebilecektir.


6098 Sayılı TBK Öncesinde İbraname Koşullarındaki Farklılıklar

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile yürürlüğe giren ibra usulü öncesinde Yargıtay içtihatlarıyla düzenlenmiş kabul edilmekteydi. O dönemde düzenlenen ibranamelerin geçerliliğine dair en önemli farklar;

a. Fesih tarihi itibariyle imzalanan ibranameler geçerli kabul edilmekteydi.

Hali hazırdaki yasal düzenleme gereği, ibranamenin düzenlenmesi için fesih tarihinden itibaren en az 1 aylık sürenin geçmiş olması gerekmektedir. Eski dönemde ise 1 aylık süre beklenmemekte, fesih tarihinden itibaren her zaman ibraname düzenlenebilmekteydi.

b. Ödemenin banka aracılığıyla yapılmış olması şart değildi.

Türk Borçlar Kanunu’nun 420/2 maddesi uyarınca ibranamede yazılı miktarın mutlaka banka aracılığıyla yapılması gerekmektedir. Önceki dönemde ise ödemenin elden yapılması da banka aracılığıyla yapılması da kabul edilmekteydi.


İrade Sakatlığı İle İmzalanan İbraname

İbraname, esasında tarafların borç ilişkisinin sona erdiğini beyan ettikleri bir sözleşmedir. Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri gereği sözleşmelerin tarafların özgür iradeleri ile düzenlenmesi gerekmekte, irade sakatlığı hallerinde sözleşme geçersiz kabul edilmektedir. Yasanın 30 ve devamı maddelerinde düzenlenen yanılma, aldatma, korkutma hallerinde ibraname geçersiz kabul edilecektir. Nitekim belirtmek gerekir ki ödeme yapılmaksızın imzalanan ibranamenin geçerliliği bulunmamaktadır.


İhtirazi Kayıtla İmzalanan İbraname Geçerli Midir?

İhtirazi kayıt, genellikle “Fazlaya ilişkin alacaklarımı saklı tutarım.” gibi ifadelerle belirtilen, kişinin yazılı olandan fazla alacağı olduğuna ilişkin beyanını içeren kayıtlardır. İbranamenin geçerlilik koşullarından birisi de işçinin hak ediş miktarının tamamının ödenmesidir. Böylesi bir kayıt ile imzalanan ibraname içeriğinde yazılı miktarın eksik olduğu anlamı çıkmakla birlikte kısmi ödemeye ilişkin ibranameler geçersizdir.


Savunma ile İbraname İçeriğinde Çelişki Olması

İşçilik alacaklarına ilişkin bir davada, işveren tarafından savunma içeriğinde belirtilen hususlar ile sunulan ibraname içeriğinde çelişki meydana gelebilmektedir. Örneğin; işverence işçinin istifa iradesiyle işten ayrıldığı belirtilmesine rağmen, sunulan ibraname içeriğinde kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği belirtiliyorsa çelişki doğuran alacak kalemlerine ilişkin ibraname içeriğinin geçersiz olduğu kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus ibranameye itibar edilmemesi halinin sadece çelişki arz eden alacak kalemlerine ilişkin olmasıdır.


İbranamenin Makbuz Niteliğinde Kabul Edildiği Haller

Türk Borçlar Kanunu’nun 470/3 maddesine göre;ibraname içeriğinde alacak kalemlerine ilişkin miktar içeren ve fakatödemenin eksiksiz yapılmadığı hallerde ibraname makbuz niteliğinde kabul edilmektedir.

Yine belirtmekte fayda vardır ki; borcun sona ermesinde önemli olan borcun ifasıdır. İbraname iş ilişkisi devam ederken düzenlenmiş, sözlü, ihtirazi kayıt içerse dahi banka aracılığıyla bir ödeme yapılması durumunda yapılan ödemelerin işçilik alacaklarının hesaplanmasında dikkate alınması ve mahsubu gerekecektir.


İbraname Ne Zamana Kadar İleri Sürülebilir?

İbraname, niteliği itibariyle bir itiraz olup hüküm verilinceye kadar yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecektir.


Sonuç

İş sözleşmesinin sona ermesinden sonra taraflar arasında yapılan bazı beyanlar ve ödemeler, borçların ortadan kalktığını gösterebilir. Ancak bu tür beyanların geçerli sayılabilmesi için Türk Borçlar Kanunu’nda belirlenen sıkı şekil şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Yazılı düzenleme, zamanlama, açık alacak kalemleri ve banka yoluyla ödeme gibi unsurların tamamı birlikte değerlendirilmelidir. Aksi hâlde yapılan işlemler hukuken bağlayıcı kabul edilmeyebilir ve ileride uyuşmazlıklara yol açabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir