Kooperatif ortaklığından çıkarılma, ancak anasözleşmede açıkça gösterilen sebeplerin varlığı hâlinde mümkündür. Ortaklar, anasözleşmede yer almayan gerekçelerle ortaklıktan çıkarılamaz. Çıkarılma süreci, yönetim kurulunun teklifi üzerine genel kurul kararıyla gerçekleştirilmekle birlikte, anasözleşme hükmü uyarınca bu yetki doğrudan yönetim kuruluna da tanınabilir. Verilen çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirilir ve ortaklar defterine işlenir. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere en geç on gün içinde notere tevdi edilir. Ortağın, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde genel kurula veya mahkemeye başvurarak bu karara itiraz hakkı bulunmaktadır. Aksi hâlde çıkarılma kararı kesinleşmiş sayılır. Karar kesinleşinceye kadar, çıkarılan kişinin ortaklık hak ve yükümlülükleri devam eder ve yerine yeni ortak alınamaz. Bu makalemizde kooperatif ortaklığından çıkarılmanın usulü, çıkarılmaya karşı itiraz ve dava yolları açıklanacaktır.
1. Kooperatif Ortaklığından Çıkarılmanın Usulü
A) Kooperatif Ortaklığından Çıkarılma Sebepleri Anasözleşmede Gösterilmesi Gerekir
Kooperatif ortaklığından çıkarılma sebeplerinin mutlaka kooperatif anasözleşmesinde yazılması gerekmektedir. Ortaklıktan çıkarılma nedenlerinin anasözleşmede somut bir biçimde ve tek tek sayılmak suretiyle gösterilmesi gerekli ve zorunludur. Bu nedenler dışında kooperatif ortaklığından ortağın ihracı mümkün değildir. Örneğin; Konut Yapı Kooperatiflerinin bakanlıkça hazırlanan tip anasözleşmenin 14’uncu maddesinde;
1) 10 uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler.
2) Parasal yükümlülüklerini 30 (Otuz) gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden 10 (On) gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden 1 (Bir) ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler.
3) Kura çekimi sonunda kendilerine düşen konutları kabul etmeyenler.
4) Tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler.
5) Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanlar.
hükmü ile tek tek ortaklıktan çıkarılma sebepleri gösterilmiştir.
Bununla birlikte kooperatif anasözleşmesinde gösterilmeyen nedenlerle kooperatif ortağını, ortaklıktan çıkaran kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri dokuz aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
B) Kooperatif Ortaklığından Çıkarılma Kararı Yetkili Organ Tarafından Alınmalıdır.
Kooperatif Kanunu M. 16/2 uyarınca, kooperatif ortağı genel kurulca ihraç edilebileceği gibi, bu konuda anasözleşme ile yönetim kuruluna da yetki verilebilir. Yetkisiz organ tarafından alınan ihraç kararı yoklukla maluldür. Mutlak butlanla batıl olan çıkarılma kararına karşı dava açılması süreye tabi değildir. Dava süresi ile ilgili ayrıntılı bilgi aşağıda açıklanacaktır.
C) Usulüne Uygun İhtarname Gönderilmesi Gerekmektedir.
Kooperatif ortaklığından çıkarma işlemi, yalnızca borcun varlığına değil, borcun usulüne uygun biçimde bildirilmesine de bağlıdır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesi ve anasözleşme hükümleri uyarınca, aidat veya benzeri parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ortaklıktan çıkarma kararı verilebilmesi için, ortağa iki kez yazılı ihtar gönderilmesi ve bu ihtarların usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi zorunludur.
İhtarnamelerde, borcun hangi aylara ait olduğu, ödenmesi gereken miktar, ödememe halinde doğacak sonuçlar ile ödeme süresi açıkça belirtilmelidir. İlk ihtarın, en az 30 gün gecikmiş bir borca ilişkin olması; bu ihtarda 10 günlük bir ödeme süresi verilmesi; ikinci ihtarda ise en az 1 aylık bir sürenin tanınması gerekmektedir. Ayrıca her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarının tutarlılık arz etmesi, borcun açık, anlaşılır ve denetlenebilir nitelikte olması zorunludur.
Bu unsurların eksikliği hâlinde, ortak temerrüde düşmüş sayılamaz ve buna dayalı olarak alınan çıkarılma kararı geçerlilik kazanmaz. Dolayısıyla çıkarma işleminin hukuka uygunluğu, sadece aidat borcuna değil, aynı zamanda usule uygun bir ihtar sürecinin işletilip işletilmediğine de bağlıdır.
D) Kooperatif Ortaklığından Çıkarılması Kararı Ortağa Tebliğ Edilmelidir.
Kooperatif Kanunu M.16 uyarınca çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. On günlük süre, kooperatif ortaklığından çıkarılma kararının alındığı günü takip eden günden itibaren başlar.
2. Kooperatif Ortaklık Şartlarının Kaybedilmesi Nedeniyle Ortaklıktan Çıkarılma
Kooperatif anasözleşmesinde ortak olabilmek için belirli nitelik ve şartların öngörülmüş olması halinde, bu şartların sonradan kaybedilmesi, tek başına ortaklık sıfatının derhal sona erdirilmesini haklı kılmaz. Ortaklık sıfatının sona erdirilmesi için izlenecek prosedür, Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesinde yer alan ilkeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Her ne kadar anasözleşme veya mevzuatta, ortaklık şartlarını kaybeden kişilere ihtar gönderilmesi zorunlu kılınmamış olsa da, dürüstlük kuralı, iyi niyet ilkesi ve kooperatifin amacına uygunluk ilkeleri gereği, bu durumda da uygun bir süre verilerek eksikliğin giderilmesinin istenmesi gerekir.
Bu çerçevede, ortağın ortak olma niteliğini kaybettiğine dair hususlar açık ve anlaşılır biçimde belirtilmeli; eksikliklerin giderilmesi için makul bir süre tanınmalı; bu süre içinde koşullar yerine getirilmediği takdirde ihraç kararı alınmalıdır. Aksi halde, ihtar yapılmaksızın doğrudan çıkarılma yoluna gidilmesi, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder.
Ortaklık şartlarının yorumunda dar değil, amaçsal ve makul bir değerlendirme esas alınmalı; özellikle üyelik şartlarının sağlanıp sağlanmadığı konusundaki yorumlar, üyelik hakkının özünü zedelemeyecek şekilde yapılmalıdır.
3. Kooperatif İhraç (Çıkarılma) Kararına Karşı İtirazda Bulunulması
Kooperatif ortağı, ihraç kararı kooperatif yönetim kurulu tarafından verilmişse kooperatif genel kuruluna veya mahkemeye 3 ay içerisinde kararının kaldırılması için itiraz yoluna başvurabilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir.
4. Kooperatif İhraç (Çıkarılma) Kararına Karşı Dava Açılması
Kooperatif genel kuruluna karşı itirazda bulunulmasından sonra itiraz kararı kendine tebliğ edilen ortak 3 ay içerisinde mahkemede kararın iptalini istemelidir. Yönetim kurulunun ihraç kararına karşı genel kurula itiraz yoluna başvurulmadan da ihraç kararı kendine tebliğ edilen ortak iptal davası açabilmektedir.Her ne kadar yönetim kurulu kararına karşı dava açılamayacağı kanunca öngörülmüşse de bunun istisnası ortağın ihraç kararıdır.
Kooperatif ortaklığından çıkarılma kararına karşı iptal davası açılması durumunda ihraç kararı kesinleşmemektedir. Bu durumunda hakkında ihraç kararı alınan ortağın kooperatife karşı hak ve yükümlülükleri devam etmektedir. Dolayısıyla, iptal davası devam ederken kooperatife karşı maddi yükümlülükleri devam eden ortak, bu yükümlülükleri yerine getirmezse kooperatif genel kurulu, ortak hakkında ikinci kez ihraç kararı verebilir.
5. Kooperatif İhraç (Çıkarılma) Kararı Geri Alınabilir Mi?
Kooperatif genel kurulunun hakkında ihraç kararı verdiği ortağın üyelik şartlarını geri kazanması durumunda ihraç kararını geri alabilmektedir. Örneğin; taşıt kooperatifte taşıtını kaybeden ortak hakkında çıkarılma kararı verilmesinden sonra ortağın yeniden taşıt edinmesi nedeniyle karar geri alınabilmektedir.
6. İhraç Edilen Ortağın Birden Fazla Payının Olması
Kooperatiflerde ortaklıktan çıkarma işlemi, her bir ortaklık payı için ayrı ayrı yürütülmesi gereken bağımsız bir süreçtir. Ortak birden fazla paya sahipse, her paya ilişkin borç durumu ayrı değerlendirilmeli ve çıkarma işlemi her üyelik için bireysel olarak gerçekleştirilmelidir. Bu nedenle, ortak hakkında gönderilecek ihtarnamelerde hangi üyeliğe (payı temsil eden ortaklık hakkına) ilişkin olduğu açıkça belirtilmeli, aksi takdirde ortaklık ilişkisi belirsiz hâle gelerek çıkarma kararının geçerliliği tartışmalı hâle gelir.
Ayrıca, birden fazla üyeliği bulunan ortağa gönderilen ihtarnamelerde kısmi ödemeler söz konusuysa, bu ödemelerin hangi üyeliğe ait olduğu belirtilmeli ve mahsup işlemleri net olarak gösterilmelidir. Kısmi ödeme sonrası borcun güncellenmemesi ve bu ödeme dikkate alınmadan çıkarma işlemi yapılması hâlinde, ihtarnamelerin hukuki geçerliliği zedelenmiş olur. Bu durumda ikinci ihtarın, borcun güncel ve gerçek miktarını yansıtması beklenir.
Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesi ile anasözleşme hükümleri gereğince, her bir üyelik için ayrı ayrı ve usule uygun olarak ihtar süreçlerinin işletilmemesi, çıkarma kararının iptal edilmesine yol açabilecek ciddi bir usul hatasıdır. Bu nedenle, çok paylı ortaklara yönelik çıkarma işlemleri büyük bir dikkat ve açıklıkla yürütülmeli; her üyelik için borçlar, tebligatlar ve karar süreçleri açıkça ayrıştırılmalıdır.
7. İhraç Kararı Kesinleşmeden Kooperatif Ortaklığı Devredilebilir Mi?
Kooperatif ortaklığının devri, yazılı şekilde yapılması, kooperatif yönetimine usulüne uygun biçimde bildirilmesi, devralan kişinin ana sözleşmede öngörülen ortaklık şartlarını taşıması ve kooperatif tarafından makul süre içerisinde üyeliğinin kabul edilmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesiyle hukuki sonuç doğurur. Devralan kişinin, kooperatif nezdinde geçerli bir ortak sıfatını kazanmasıyla birlikte, devre konu ortaklık payına bağlı tüm hak ve borçlar da bu kişiye intikal eder. Dolayısıyla hakkındaki ihraç kararı kesinleşmeyen ortak, kooperatif ortaklığını devredebilmektedir. Devredenin kooperatife borcu olması, devre engel değildir. Nitekim, devir alan yeni ortak da bu borçlardan da sorumlu olmaktadır.
Kooperatif ortaklığının devri hakkında detaylı bilgi edinmek için; tıklayınız.
8. Birden Fazla Kooperatife Üye Olunması Nedeniyle Kooperatif Ortaklığından Çıkarılma
Kooperatif anasözleşmeleri, aynı çalışma bölgesinde başka bir tarımsal kalkınma kooperatifine ortak olunmasını yasaklayabilir. Bu tür hükümlerin amacı, kaynakların ve faaliyetlerin dağılmasını önlemek, kooperatifin etkinliğini korumak ve yerel kalkınma hedeflerine sadık kalınmasını sağlamaktır. Ancak, ortaklıktan çıkarma süreci yalnızca bu yasağa dayanarak doğrudan uygulanamaz; süreç, usule uygun yürütülmelidir.
Kooperatiflerde ortaklıktan çıkarılma işlemleri 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesi ve anasözleşme hükümleri çerçevesinde yürütülür. Ortak olma koşullarının kaybedilmesi, doğrudan ortaklığın sona ermesine yol açmaz. Bu durumda kooperatif, ilgili ortağa ihtar göndererek ihlali ortadan kaldırması için makul bir süre tanımalıdır. Özellikle, başka bir kooperatif üyeliğinin sona erdirilmesi yönünde bir ihtarname gönderilmesi ve bu uyarının tebliğ edilmesi gerekir.
Her ne kadar anasözleşme veya Kanun’da bu durumda ihtar zorunluluğu açıkça düzenlenmemiş olsa da, doktrin ve içtihatlarda 27. madde uyarınca parasal yükümlülükler için öngörülen “makul süre verilmesi” ilkesinin kıyasen uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, iyiniyet kurallarına, hakkaniyete ve kooperatifin amacına uygun düşmektedir.
Ayrıca, birden fazla kooperatife üyeliğin yasaklanmış olması hâlinde, söz konusu kooperatiflerin gerçekten aynı çalışma bölgesinde bulunup bulunmadığı da önem arz eder. Eğer kooperatiflerin çalışma bölgeleri birbirinden farklıysa, bu durumda anasözleşmedeki yasak hükmünün uygulanma alanı kalmaz ve çıkarma işlemi geçersiz hâle gelir.
Dolayısıyla, başka bir kooperatife üyelik nedeniyle ortaklıktan çıkarma işlemleri yapılmadan önce;
- Kooperatiflerin çalışma bölgeleri somut olarak tespit edilmeli,
- İlgili ortağa yazılı bir ihtar gönderilmeli,
- Makul süre verilerek üyelik ihlalinin giderilmesi istenmeli ve
- Ancak bu sürenin sonunda gereği yapılmadığı takdirde ihraç kararı alınmalıdır.
Bu usul ve esaslara aykırı gerçekleştirilen çıkarma işlemleri, yargı denetiminde iptal edilebilir niteliktedir.
Sonuç
Kooperatif ortaklığından çıkarılma, anasözleşme hükümlerine sıkı sıkıya bağlı olarak yürütülmesi gereken, ciddi sonuçlar doğuran bir işlemdir. Ortaklıktan çıkarılma kararının geçerliliği; çıkarılma nedenlerinin anasözleşmede açıkça ve ayrıntılı şekilde gösterilmesine, kararın yetkili organ tarafından alınmasına, usulüne uygun ihtar sürecinin işletilmesine, kararın gerekçeli biçimde tebliğ edilmesine ve ortağın itiraz haklarının eksiksiz tanınmasına bağlıdır. Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği hâlinde, çıkarma işlemi hukukî dayanaktan yoksun hâle gelmektedir.
Özellikle parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda, ortağa gönderilecek ihtarnamelerin içeriği, şekli ve tebliğ usulü büyük önem taşımakta olup; bu bildirimlerin mevzuata ve dürüstlük kuralına uygun olmaması, çıkarılma kararını sakatlar. Ayrıca, ortaklık şartlarının sonradan kaybedilmesi ya da başka bir kooperatife üyelik gibi durumlarda da doğrudan çıkarma kararı alınması yerine, ortağa makul bir süre verilerek eksikliğin giderilmesinin beklenmesi gerekir.
İhraç kararına karşı üç ay içerisinde genel kurula veya mahkemeye başvurularak itiraz edilmesi, ortaklık haklarının korunması açısından önemlidir. Kararın kesinleşmemesi hâlinde, ortağın ortaklık hak ve yükümlülükleri devam etmekte; hatta bu süre zarfında ortaklığın devri dahi mümkün olabilmektedir.
Sonuç olarak, ilgili işlemlerin yasal çerçeveye tam uyum içerisinde, şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi; kooperatiflerin demokratik yapısının ve ortaklık güven ilişkisinin korunması bakımından zorunludur.