Kooperatif anasözleşmesi; kooperatifin kuruluş amacı ve faaliyet konusunu, kooperatifi temsile yetkili kişileri, ortakların hak ve yükümlülüklerini belirleyen, kooperatifin tüzel kişilik kazanmasında temel teşkil eden kurucu belgedir. Kuruluş aşamasında, kooperatifin faaliyet alanına göre ilgili bakanlık tarafından hazırlanan ve örnek niteliği taşıyan anasözleşme metni esas alınmakta; kurucular tarafından, mevzuata ve genel ahlak kurallarına uygun olarak gerekli ilave ve düzenlemeler yapılmak suretiyle tescile sunulmaktadır. Örnek anasözleşmeler yol gösterici nitelikte olup Kooperatif Kanunu M.4’te sayılan mecburi hükümler dışında örnek anasözleşmelere uyulmak zorunda değildir. Kooperatiflerin tescili hakkında detaylı bilgi edinmek için; tıklayınız.
Bu çalışmada; kooperatif anasözleşmesinde yer alması gereken zorunlu hükümler ile ihtiyari hükümler, anasözleşmede yapılabilecek değişikliklerin usulü ve kapsamı gibi konular ayrıntılı biçimde incelenecektir.
1) Kooperatif Anasözleşmesine Konulacak Hükümler
a) Kooperatifin Adı ve Merkezi
Kooperatifin merkezi, kooperatif işlerinin yürütüldüğü, kararların alındığı il ya da ilçedir. Kooperatif merkezinin belirlenmesi bir uyuşmazlık durumunda açılacak davada ya da icra takibinde yetkili mahkemenin ve icra dairesinin tespiti açısından önemlidir.
Kooperatifin unvanında “kooperatif” kelimesinin bulunması zorunludur. Ayrıca ticaret unvanı; gerçeğe aykırı, kamu düzenine aykırı veya üçüncü kişilerde yanıltıcı izlenim uyandıracak nitelikte olamaz.
Kooperatifin unvanında kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerine yer verilemez. Bununla birlikte, “Türk”, “Türkiye”, “Cumhuriyet” ve “Millî” ibarelerine yer verilmek istenmesi hâlinde, bu kullanım ancak Cumhurbaşkanı’nın izniyle mümkündür.
b) Kooperatifin Amacı ve Çalışma Konuları
Kooperatifler; ortaklarının ekonomik menfaatlerini korumak ve geliştirmek, özellikle meslekî faaliyetleri ile geçimlerine ilişkin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip, değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklardır. Gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan bu yapılar; karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet esaslarına dayanarak, ortakların işgücü ve mali katkılarıyla faaliyet gösterir. Kooperatifin temel amacı, üyelerinin bireysel olarak ulaşmakta zorlanacağı ekonomik ve sosyal faydaları, kolektif bir yapı aracılığıyla gerçekleştirmektir. Örneğin; kooperatif ortaklarının ev ihtiyacını karşılamak amacıyla konut yapı kooperatifi kurulması. Kooperatifin amaç ve konusu anasözleşmeye konulacak mecburi hükümlerdendir. Kooperatiflerin amaç ve konusuna aykırı davranıldığında ilgili idareler tarafından fesih davası açılabilmektedir.
Kooperatifin çalışma konusu, kooperatifin ana sözleşmesinde belirlenen amaçlarını gerçekleştirmek üzere faaliyet göstereceği ekonomik ve sosyal alanları ifade eder. Örneğin, bir yapı kooperatifinin temel amacı, ortaklarının konut ihtiyacını karşılamaktır. Bu doğrultuda, yapı kooperatifi, amacına ulaşmak için arsa temin edebilir, inşaat malzemeleri satın alabilir ve gerekli diğer işlemleri yürütebilir.
Kooperatifin, anasözleşmede açıkça öngörülmeyen alanlarda faaliyette bulunması mümkün değildir. Anasözleşme hükümleri dışında yapılan işlemler, yoklukla malul olup kooperatif açısından hukuki sonuç doğurmaz ve ortakları bağlamaz. Ayrıca, bu tür yetkisiz işlemler neticesinde kooperatifin zarara uğraması hâlinde, zarara sebebiyet veren ilgililer hakkında hukukî sorumluluk doğabileceği kabul edilmektedir.
c) Ortaklık Sıfatını Kazandıran ve Kaybettiren Hal ve Şartlar
I. Ortaklık Sıfatının Kazanılması
Kooperatif ortaklığı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile kooperatif anasözleşmesi hükümleri çerçevesinde belirli şartların yerine getirilmesiyle kazanılır. Gerçek kişilerin ortaklığa kabulü için, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmaları şarttır. Ortak olmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, kooperatif anasözleşmesinde yer alan hak ve yükümlülükleri kabul ettiklerini açıkça belirten bir başvuru dilekçesi ile yönetim kuruluna müracaat eder. Yönetim kurulu, başvuruyu bir ay içinde karara bağlamak ve sonucu başvuru sahibine taahhütlü mektupla veya imza karşılığı tebliğ etmekle yükümlüdür.
Kooperatifin, ortaklarına kendi tüzel kişiliği dışında şahsi sorumluluk veya ek ödeme yükümlülüğü getirmesi hâlinde, ortaklık başvurusu ancak bu yükümlülüklerin yazılı olarak kabul edilmesi koşuluyla geçerlilik kazanır.
Yönetim kurulu, gerek mevcut ortakların gerekse yeni başvuru sahiplerinin anasözleşmede öngörülen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadığını araştırmakla yükümlüdür. Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenmekte olup, yönetim kurulu bu sayının üzerinde ortak kaydedemez. Kamu destekli kredilere kefalet veren veya kamu kaynaklı desteklemelere aracılık eden kooperatifler ise, anasözleşme şartlarını taşıyan başvuru sahiplerini ortaklığa kabulden kaçınamaz.
Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri de, amaçları itibarıyla ilgili oldukları kooperatiflere ortak olabilirler.
II. Ortaklık Sıfatının Sona Ermesi
1. Ortaklıktan Çıkma
Her ortağın kooperatiften serbestçe çıkma hakkı bulunmaktadır. Ancak, bu çıkışın kooperatifin mali yapısını veya varlığını tehlikeye düşürmesi durumunda, anasözleşme hükmüyle makul bir tazminat öngörülebilir. Ortaklıktan çıkma hakkı, anasözleşme ile en fazla beş yıl süreyle sınırlandırılabilir. Bu süre dolmadan önce çıkış ancak haklı ve önemli sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Çıkış talebi, hesap dönemi sonunda geçerli olacak şekilde ve en az altı ay öncesinden yazılı olarak bildirilmelidir. Anasözleşmede farklı bir hüküm bulunması hâlinde daha kısa süreler de geçerli olabilir.
Yönetim kurulunun çıkma talebini anasözleşmeye aykırı şekilde reddetmesi durumunda, ortak çıkış iradesini noter aracılığıyla bildirmek suretiyle ayrılma hakkını kullanabilir. Bildirim tarihi itibarıyla çıkış gerçekleşmiş sayılır.
2. Ortağın Ölümü ve Ortaklığın Devri
Ortağın ölümüyle ortaklık sıfatı sona erer. Ancak, anasözleşmede açık hüküm bulunması hâlinde, ölen ortağın mirasçılarının ortaklığa kabulü mümkündür. Ortaklık devredilebilir; devralanın ortaklık koşullarını taşıması hâlinde, yönetim kurulu bu kişiyi ortaklığa kabul etmekle yükümlüdür.
3. Görev, Hizmet veya Malvarlığına Bağlı Ortaklık
Ortaklık sıfatının belirli bir görev veya hizmetin ifasına bağlı olduğu hâllerde, bu görev veya hizmetin sona ermesiyle birlikte ortaklık da kendiliğinden sona erer. Ancak, anasözleşme ile ortaklığın devamı sağlanabilir. Ayrıca, ortaklık sıfatı bir taşınmazın mülkiyetine ya da bir teşebbüsün işletilmesine bağlanmış olabilir. Bu hâllerde, söz konusu malvarlığının üçüncü kişilere devri durumunda, ortaklık hakkı da yeni malike geçebilir. Bu devirlerin tapu siciline şerh edilmesi şarttır.
4. Ortaklıktan Çıkarılma
Kooperatif ortaklığından çıkarılma, ancak anasözleşmede açıkça belirtilen sebeplerle mümkündür. Bu sebeplerin dışında kalan nedenlerle ortaklıktan çıkarma yapılamaz. Çıkarılma kararı, yönetim kurulunun teklifi üzerine genel kurul tarafından alınır. Anasözleşme ile bu yetki doğrudan yönetim kuruluna da verilebilir. Alınan çıkarma kararı gerekçeli olarak tutanağa yazılır, ortaklar defterine kaydedilir ve noter kanalıyla on gün içinde ilgili ortağa tebliğ edilir.
Çıkarılan ortak, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde genel kurula itiraz edebilir ya da doğrudan mahkemeye başvurabilir. Genel kurula itiraz, noter aracılığıyla yapılmalı ve ilk genel kurul gündemine alınmalıdır. Genel kurulun kararı üzerine dava açma hakkı saklıdır. Süresinde itiraz edilmeyen çıkarma kararları kesinleşir. Hakkındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz ve bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri devam eder.
III. Hesaplaşma ve Mali Yükümlülükler
Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların ya da mirasçılarının kooperatif malvarlığı üzerindeki hak ve alacakları, anasözleşmede belirtilen esaslara göre, ayrıldıkları yıl bilançosu esas alınarak belirlenir. Ancak yedek akçeler bu hesaplamaya dahil edilmez. Kooperatifin mali yapısını tehlikeye düşürecek ödemeler, anasözleşmede kısa bir süre öngörülmüş olsa dahi, genel kurul kararı ile en fazla üç yıl ertelenebilir. Bu durumda kooperatifin, ortaya çıkan zarardan dolayı tazminat talep etme hakkı saklıdır.
Ayrılan ortakların hak ve alacakları, doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde talep edilmezse zamanaşımına uğrar. Ayrılan ortağın sermaye veya mevduatından tamamen ya da kısmen mahrum bırakılmasına ilişkin hükümler geçersizdir.
Yukarıda sayılan hal ve yükümlülükler çerçevesinde ortaklık sıfatını kazandıran ve kaybettiren hal ve şartların anasözleşmeye konulması mecburidir. Anasözleşmeye eklenmeyen nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilemez.
d) Ortakların Pay Tutarı ve Kooperatif Sermayesinin Ödenme Şekli, Nakdi Sermayenin En Az 1/4’ün Peşin Ödenmesi
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca, kooperatif ortaklarınca taahhüt edilen nakdî sermayenin en az %25’inin kuruluş aşamasında peşin olarak ödenmesi zorunludur. Geriye kalan sermaye tutarının ödeme süresi konusunda ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 344. maddesi kıyasen uygulanmaktadır.
Anılan maddeye göre; nakdî olarak taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az yüzde yirmi beşi tescilden önce ödenmeli, kalan kısmı ise şirketin ticaret siciline tescilini takip eden yirmi dört ay içinde tamamlanmalıdır. Öte yandan, çıkarma primi söz konusu ise, bu tutarın tamamı tescilden önce ödenmiş olmalıdır.
Nakdî sermaye ödemeleri, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren bir banka nezdinde, kurulmakta olan şirket adına açılacak özel bir hesaba yatırılır. Bu hesaptaki tutarlar, yalnızca şirketin kullanımına açık olacak şekilde bloke edilir. Taahhüt edilen sermaye bedelinin, kanunda veya anasözleşmede öngörülen oranda ödendiği, ilgili bankaca düzenlenen ve doğrudan ticaret sicili müdürlüğüne hitaben yazılmış resmi bir yazı ile belgelendirilir.
Söz konusu banka, ödenmiş sermaye tutarını ancak şirketin tüzel kişilik kazandığını bildirir ticaret sicili müdürlüğü yazısının ibrazı üzerine serbest bırakır ve bu tutarı yalnızca şirkete öder.
e) Ortakların Ayni Sermaye Koyup Koyamayacakları
Nakdi sermaye dışında, kooperatif üyeleri ayni sermaye de koyabilir. Koyulacak ayni sermaye ve ayni sermayenin bilirkişilerce tespit edilen değeri anasözleşmeye muhakkak konulmalıdır.
f) Kooperatiflerin Yükümlülüklerinden Dolayı Ortakların Sorumluluk Durumu ve Derecesi
Kooperatifin borçlarından dolayı, ortakların şahsî sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ile bu sorumluluğun sınırsız mı yoksa belirli bir miktarla mı sınırlı olduğu hususu, anasözleşmede açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlenmek zorundadır. Zira kooperatifin malvarlığının, borç ve taahhütlerini karşılamaya yeterli olmaması hâlinde, ortakların sorumluluğunun kapsamı, ancak anasözleşmede öngörülen hükümlere göre belirlenebilecektir.
g) Kooperatifin Yönetici ve Denetleyici Organlarının Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Seçim Tarzları
Kooperatifin yönetim ve denetim organlarının görev, yetki ve sorumlulukları ile bu organların seçim usulleri, açık, anlaşılır ve tereddüde mahal vermeyecek şekilde anasözleşmede düzenlenmelidir. Anasözleşmede yer alacak bu hükümler, ilgili mevzuatın emredici hükümlerine aykırılık teşkil etmemelidir.
Özellikle, kooperatif organlarının belirli aralıklarla yenilenmesini öngören yasal düzenlemeler karşısında, örneğin bir yöneticinin süresiz olarak görevde kalmasını sağlayacak şekilde değiştirilemezlik veya görev süresi sınırı öngörmeyen hükümler, hukuken geçersiz sayılır ve uygulanamaz.
h) Kooperatifin Temsiline Ait Hükümler
Kooperatifin yönetim ve dışa karşı temsili, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve anasözleşme hükümleri çerçevesinde yönetim kurulu tarafından yürütülür. Yönetim kurulu, kooperatifin faaliyetlerini sevk ve idare eden icra organı olup, kooperatifi her türlü adli ve idari merciler nezdinde temsil yetkisine sahiptir.
Yönetim kurulu en az üç asıl üyeden oluşur ve bu üyeler ile varsa yedek üyelerin kooperatif ortağı olmaları zorunludur. Tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeliğine seçilmesi hâlinde, söz konusu tüzel kişi, kooperatif nezdinde kendisini temsil edecek gerçek kişinin kimliğini yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür. Tüzel kişi tarafından bildirilen bu temsilciler bakımından da kooperatifçilik eğitimine ilişkin yükümlülükler aynen uygulanır.
Çalışma konusu, ortak sayısı ve yıllık ciro gibi kriterler doğrultusunda belirlenen kooperatiflerde, yönetim kurulu üyeleri ile yedek üyelerin, seçilmelerini takip eden en geç dokuz ay içinde, Ticaret Bakanlığı tarafından ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle çıkarılan yönetmelik çerçevesinde belirlenen kooperatifçilik eğitim programını başarıyla tamamlamaları zorunludur.
Anasözleşme ile, kooperatifin yönetim ve temsil yetkisi, genel kurulun veya yönetim kurulunun kararı doğrultusunda, kooperatif ortağı olma şartı aranmaksızın bir veya birden fazla müdür ya da yönetim kurulu üyesine kısmen veya tamamen devredilebilir.
I) Yıllık Gelir Gider Farklarının, Hesaplama ve Kullanma Şekilleri
1. Gelir Gider Farkının Hesaplanması ve Dağıtımı
Kooperatifin bir yıllık faaliyet dönemi sonunda, ortaklarla yapılan işlemlerden elde edilen hasılat ile yapılan giderler karşılaştırılarak gelir-gider farkı hesaplanır. Anasözleşmede aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece, bu farkın tamamı yedek akçelere aktarılır.
Anasözleşmede açıkça düzenlenmiş olması kaydıyla, gelir-gider farkı ortaklar arasında yıl içinde kooperatifle gerçekleştirdikleri işlemler oranında dağıtılabilir. Ancak bu durumda dahi, farkın en az %50’si ortaklara dağıtıldıktan sonra, kalan kısım üzerinden, genel kurul kararıyla ve Devlet Tahvillerine uygulanan en yüksek faiz oranını aşmamak şartıyla, ortakların sermaye paylarına faiz ödenmesi mümkündür.
Ortak dışı işlemlerden elde edilen gelirler, anasözleşmede hüküm bulunması koşuluyla, ortaklara sermaye payları oranında dağıtılabilir. Bu tür gelirlerin dağıtılmaması hâlinde, söz konusu meblağlar kooperatifin gelişimini sağlayacak yatırımlarda kullanılmak üzere özel bir fonda toplanır.
Faaliyet dönemi sonunda gelir gider farkı menfi çıkarsa, oluşan açık öncelikle yedek akçelerden, bunların yetersizliği hâlinde ise ortaklara getirilecek ek ödemelerden veya ortak sermaye paylarından karşılanır. Menfi netice giderilmedikçe, ne gelir-gider farkı ne de faiz dağıtımı yapılamaz.
2. Yedek Akçe Ayırma Zorunluluğu
Kooperatifin elde ettiği gelir-gider farkının en az %10’u, zorunlu yedek akçe olarak ayrılmadıkça ortaklara herhangi bir dağıtım yapılamaz. Kooperatif üst kuruluşlarında bu orana ek olarak, en az %5 oranında fevkalâde yedek akçe ayrılması da zorunludur.
Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmasını öngören anasözleşme hükümleri hükümsüzdür.
3. Ortaklar ve Personel Lehine Yardım Fonları
Anasözleşmede hüküm bulunmak kaydıyla, kooperatif ortakları ile kooperatifin hizmetinde bulunan memur ve işçiler için yardım fonları kurulabilir. Yardım amacıyla ayrılan kıymetler, kooperatifin malvarlığından ayrılarak özel hesaplara alınır ve yalnızca tahsis edildiği amaçlar doğrultusunda kullanılır.
4. Gelir Gider Farkından Ayrılacak İlk Fonlar
Yıllık gelir-gider farkından dağıtıma tabi tutulmadan önce, öncelikle kanunen veya anasözleşme ile öngörülmüş olan yedek akçeler ile özel fonlara ayrılması gereken tutarlar tahsis edilir. Yedek akçelerin ve özel fonların ne şekilde ve hangi şartlarla kullanılacağı ise anasözleşmede açıkça gösterilmek zorundadır.
i) Kurucuların Adı, Soyadı, İş ve Konut Adresleri
Bu unsurların anasözleşmeye yazılmasının amacı kooperatifin tescilinden önce kurucuların faaliyetlerinden sorumlu olmasıdır. Bu nedenle kurucuların ad, soyad, iş ve konut adreslerinin anasözleşmeye yazılması zorunludur.
2. Kooperatif Anasözleşmesine Konulamayacak Hükümler
- 1. Kooperatif Sermayesinin Sınırlandırılması – Madde 2
- 2. Bazı Ortakların Sorumluluğunun Kaldırılması veya Hafifletilmesi – Madde 32
- 3. Gelir gider farkının en az %10’u yedek akçeye ayrılmadıkça yedek Akçelerin Ortaklara Dağıtılması – Madde 39/2
- 4. Ortaklık Payından Kısmen veya Tamamen Mahrumiyet – Madde 17/son fıkra
- 5. Ortağın Kooperatiften Çıkamayacağına Dair Hüküm – Madde 11/3
- 6. Ortaklıktan Çıkarma Sebeplerinin Anasözleşmede Yazılmaması – Madde 16
- 7. Ortaklara Birden Fazla Oy Hakkı Verilmesi – Madde 48
- 8. Yönetim Kurulu Üyelerinin Değiştirilemezliği – Madde 42, Madde 57
- 9. Kooperatif Unvanında Kamu Kurum/Kuruluş İsimlerinin Kullanılması – Madde 2/son fıkra
- 10. Ek Ödemelerin Amacı Dışında Kullanılması – Madde 31
- 11. Ortakların Bilgi Alma Hakkının Sınırlandırılması – Madde 24
3. Kooperatif Anasözleşmesinin Değiştirilmesi
Kooperatif anasözleşmesinde yapılacak değişiklikler, kuruluş aşamasındaki usullere tabidir. Bu kapsamda, değişiklik talebi, İlgili Bakanlığı’na sunulur ve Bakanlıkça izin verilmesi hâlinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilanolunur.
Anasözleşmenin değiştirilmesine ilişkin karar alınmadan önce yapılacak genel kurul çağrısı ve ilanda, gündem açıkça belirtilmeli; eğer değişiklik söz konusu ise, yalnızca değiştirilecek maddelerin numaralarının yazılması yeterli kabul edilir.
Anasözleşmenin değiştirilmesi, kooperatifin birleşmesiveya dağılması gibi kararlar, ancak genel kurulda fiilen kullanılan oyların üçte iki (2/3) çoğunluğu ile alınabilir. Anasözleşmede, bu tür kararlar için daha ağır bir oy çokluğu şartı öngörülmüşse, bu hükümlere de riayet edilmesi zorunludur.
4. Kooperatif Anasözleşmesinde İsteğe Bağlı Yazılacak Hükümler
Kooperatif anasözleşmesi, zorunlu unsurların yanı sıra, ihtiyari (isteğe bağlı) olarak aşağıda belirtilen hususları da içerebilir:
- Genel kurulun toplantı usulü, karar alma süreçleri ve oy kullanma şekline ilişkin esaslar,
- Kooperatifin çalışma yöntemine dair iç düzenlemeler,
- Kooperatifin birliklerle olan ilişkileri ve bu birliklere üyelik esasları,
- Kooperatifin başka bir kooperatif ile birleşmesine ilişkin hükümler,
- Kooperatifin faaliyet süresi, belirli bir süre ile sınırlandırılması hâlinde buna ilişkin düzenlemeler.
Bu hükümler, kooperatifin organizasyonel yapısını ve faaliyet alanlarını detaylandırmak amacıyla anasözleşmede düzenlenebilir; ancak kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak şartıyla geçerlilik kazanır.
Sonuç
Kooperatif anasözleşmesi, kooperatifin tüzel kişiliğinin kuruluşundaki hukuki temel olup; kooperatifin yapısını, yönetim esaslarını, ortakların hak ve yükümlülüklerini, sermaye ve temsil ilişkilerini ayrıntılı biçimde düzenleyen kurucu belgedir. Anasözleşme, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun emredici hükümleri doğrultusunda hazırlanmalı; zorunlu unsurları içermeli ve ihtiyari hükümlerin ise ancak mevzuata uygun şekilde yer almasına dikkat edilmelidir.
Anasözleşmede yer alacak hükümler, kooperatifin faaliyet konusuna ve örgütlenme biçimine uygun şekilde özenle belirlenmeli; özellikle ortaklığa giriş ve çıkış şartları, ortakların mali ve şahsi sorumlulukları, yönetim ve denetim organlarının teşkili ile görev ve yetkileri, sermaye ödeme yükümlülükleri gibi temel unsurlar açık ve tereddüde yer vermeyecek biçimde düzenlenmelidir.
Bununla birlikte, kooperatif anasözleşmesine konulamayacak hükümler de dikkatle gözetilmeli; kanunen yasaklanan ya da hükümsüz sayılan düzenlemelere yer verilmemelidir.
Anasözleşmede yapılacak değişikliklerde de, kuruluşta öngörülen usullere bağlı kalınması, gerekli organ kararlarının alınması ve ilgili bakanlık izinlerinin temin edilmesi gerekmektedir. Kooperatifin dinamik yapısı gereği zaman içinde ortaya çıkabilecek değişim ve ihtiyaçlara karşılık verebilecek esneklikte ancak hukuka uygun bir anasözleşme kurgusu, hem kooperatifin sağlıklı işleyişi hem de ortakların güvenliği açısından zaruridir.
Sonuç olarak, kooperatif anasözleşmesi hazırlanırken yalnızca örnek metinlere bağlı kalınmaksızın; Kooperatifler Kanunu, ilgili özel düzenlemeler ve yargı içtihatları birlikte değerlendirilerek, teknik ve özenli bir hukukî yaklaşım benimsenmelidir.