Kadın girişimi üretim ve işletme kooperatifleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu çerçevesinde kurulan, kadın emeğini ve girişimcilik kapasitesini ekonomik ve sosyal düzlemde güçlendirmeye yönelik özgün kooperatif türleri arasında yer almaktadır. Bu çalışmada söz konusu kooperatif modelinin hukuki dayanakları, kuruluş süreci, örgütsel yapısı ve faaliyet alanları sistematik biçimde ele alınmaktadır. Kooperatifin genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulundan oluşan çok katmanlı yönetim yapısı; ortaklık şartları ve pay sistemi; denetim mekanizmaları ve tasfiye hükümleri incelenmekte, bu kooperatif modelinin kadın istihdamı ve kadın girişimciliği açısından taşıdığı potansiyel bu yazımızda değerlendirilmektedir.
1. Kadın Kooperatiflerini Hukuki Dayanağı
1.1. Kooperatifler Kanunu Kapsamında Yasal Zemin
Türk kooperatifçilik hukukunun temel kaynağını oluşturan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, kooperatifleri değişir ortaklı, değişir sermayeli ve sınırlı sorumlu ortaklıklar olarak tanımlamaktadır. Kanun, belirli kooperatif türleri için örnek anasözleşme hazırlama yetkisini Ticaret Bakanlığı’na tanımakta; bu usul kanunun 88. maddesiyle düzenlenmektedir. Söz konusu yetki çerçevesinde hazırlanan örnek anasözleşme, kooperatifin tüzel kişiliğini kazanmasından başlayarak dağılma ve tasfiye aşamasına kadar bütün hukuki süreçleri kapsamlı biçimde düzenlemektedir.
Kanunun kooperatiflere tanıdığı sınırlı sorumluluk ilkesi gereğince her ortağın sorumluluk sınırı, taahhüt ettiği sermaye payı tutarıyla sınırlı tutulmaktadır. Bu ilke, küçük ölçekli işletme deneyimi ya da ticari güvencesi bulunmayan kadın girişimciler açısından özellikle kritik bir işlev üstlenmektedir; zira girişim başarısız olsa bile ortakların kişisel mal varlıkları taahhüt edilen pay bedelini aşan borçlardan korunmaktadır.
Kooperatif Borçlarından Sorumluluk Hakkında Detaylı Bilgi Edinmek İçin; Tıklayınız.
Öte yandan 1163 sayılı Kanunun 90. maddesinde düzenlenen tamamlayıcı hüküm gereğince, kooperatife özgü anasözleşmede açıklık bulunmayan hallerde anonim şirketlere ait hükümleri düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na başvurulmaktadır. Bu ikincil atıf sistemi, kadın girişimi kooperatiflerinin kurumsal hukuk açısından güçlü bir arka plana sahip olduğunu göstermektedir.
1.2. Tüzel Kişiliğin Kazanılması ve Kuruluş Süreci
Kadın girişimi üretim ve işletme kooperatifinin tüzel kişilik kazanması, ticaret siciline tescil ile gerçekleşmektedir. Tescilden önce kooperatif adına yapılan işlemler, işlemi gerçekleştirenlerin şahsen ve müteselsilen sorumluluğunu doğurmaktadır. Kooperatifin kurulabilmesi için en az yedi kurucu ortağın bir araya gelmesi zorunludur. Bu asgari ortak sayısı, bireysel girişim modellerine kıyasla daha güçlü bir kolektif yapı oluşturmayı hedeflemektedir.
Kuruluş aşamasında taahhüt edilen sermayenin en az dörtte birinin tescilden önce peşin olarak ödenmesi; kalan kısmın ise tescili izleyen yirmi dört ay içinde ödenmesi gerekmektedir. Nakdi ödemeler, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na tabi bir bankada kooperatif adına açılan özel bir hesaba yatırılmakta ve söz konusu bedeller yalnızca tüzel kişilik kazanıldıktan sonra kooperatife aktarılmaktadır. Bu mekanizma, hem kurucu ortakları hem de ilerleyen aşamada katılacak yeni üyeleri korumaya yönelik güvenceli bir ödeme altyapısı sunmaktadır.
Kooperatif Nasıl Kurulur? Adlı Makalemizi Okumak İçin;Tıklayınız.
2. Kadın Kooperatiflerinin Amacı ve Faaliyet Alanları
2.1. Kadın Kooperatiflerini Temel Amacı
Kadın girişimi üretim ve işletme kooperatifinin temel amacı, ortaklarının ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak; mal ve hizmet üretimiyle bu üretimin pazarlanmasına yönelik gereksinimlerini gidermek ve ortakların girişimcilik kapasitesini geliştirmektir. Ancak bu kooperatif modelini diğer üretim kooperatiflerinden ayıran asıl özellik, kadın emeğinin görünür kılınması ve değerlendirilmesi amacıyla tasarlanmış olmasıdır. Model; kadın emekçileri soyut ilkeler düzeyinde koruma altına almakla yetinmeyip, onları üretim sürecinin kurucu özneleri olarak konumlandırmaktadır.
2.2. Kadın Kooperatiferinin Faaliyet Alanlarının Genişliği ve Çeşitliliği
Bu kooperatif modelinin en çarpıcı özelliklerinden biri, faaliyet alanlarının son derece kapsamlı biçimde kurgulanmış olmasıdır. Söz konusu kooperatif türü; geleneksel el sanatlarından tarım ve hayvancılığa, mesleki eğitimden e-ticarete, çocuk bakım hizmetlerinden kırsal turizme uzanan geniş bir etkinlik yelpazesini bünyesinde barındırmaktadır.
Üretim faaliyetleri bağlamında kooperatif; dikiş, nakış, keçe, seramik, cam işçiliği, takı ve moda tasarımı ile unlu mamul ve pastacılık gibi el becerisi gerektiren üretim dallarını kapsamaktadır. Tarımsal faaliyet alanları ise bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretimi, işlenmesi, muhafazası ve pazarlanmasını; arıcılık, meyvecilik, bağcılık ve sebzeciliği kapsamaktadır.
Eğitim ve kapasite geliştirme alanında kooperatif; okuryazarlık, bilişim teknolojileri, girişimcilik, liderlik, e-ticaret ve yabancı dil kurslarının yanı sıra enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, halk sağlığı ve kadın hakları konularında da programlar düzenleyebilmektedir. Bu çeşitlilik, kooperatifin yalnızca ekonomik bir araç olmaktan öte, ortakların bütünsel kalkınmasına hizmet eden çok boyutlu bir sosyal kuruma dönüştüğüne işaret etmektedir.
Sosyal hizmetler alanında ise kooperatif; sıfır-altı yaş grubundaki çocuklar için mahalle yuvaları, oyun odaları ve sağlık üniteleri kurabilmekte; kütüphane, okuma odası ve sanat galerisi gibi kültürel mekânlar oluşturabilmektedir. Kooperatifin bu türden kurumsal altyapı yatırımları yapabilmesi; onu bir üretim biriminin ötesine taşıyarak yerel bir refah kurumuna dönüştürmektedir.
4. Kadın Kooperatiferinin Ortaklık Yapısı ve Sermaye Yapısı
4.1. Kadın Kooperatiflerini Ortaklık Şartları
Kooperatife ortak olabilmek için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip ve gerçek kişi kadın olmak temel koşul olarak öngörülmektedir. Bununla birlikte, kooperatifin amacına uygun faaliyeti bulunan kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin de ortak sıfatını kazanabilmesi mümkündür. Böylece hem bireysel girişimci kadınlar hem de kadın istihdamını destekleyen kurumsal yapılar, kooperatif bünyesine dahil olabilmektedir.
Ortaklığa kabul yetkisi yönetim kuruluna tanınmış olmakla birlikte bu yetkinin kullanımı belirli güvencelerle çevrelenmiştir. Yönetim kurulunun başvuruyu bir ay içinde sonuçlandırma yükümlülüğü, kabul kararının taahhütlü mektup ya da elden imza karşılığında bildirilmesi zorunluluğu ve ilk genel kurul toplantısına kadar ortaklık hak ve yükümlülüklerinin devam etmesi ilkesi bu güvencelerin başında gelmektedir. Ortaklıktan çıkarma gerekçeleri ise ortaklık şartlarından birinin yitirilmesi ile kooperatifin mal ve değerleri üzerinde işlenen suçlardan hüküm giyilmesi olarak sınırlı tutulmaktadır; bu sınırlılık, keyfi çıkarma kararlarına karşı önemli bir güvence işlevi görmektedir.
Kooperatiflerde Ortaklığın Devri Hakkında Detaylı Bilgi Edinmek İçin; Tıklayınız.
Kooperatif Ortaklığından Çıkarılma Hakkında Detaylı Bilgi İçin; Tıklayınız.
4.2. Kadın Kooperatiferinin Sermaye Yapısı ve Pay Sistemi
Kooperatifin sermaye yapısı değişken ortaklık ve değişken sermaye ilkelerine dayanmaktadır. Her bir ortaklık payının nominal değeri yüz Türk lirası olup bir ortak en fazla beş bin pay taahhüt edebilmektedir. Bu azami sınır, herhangi bir ortağın kooperatif üzerinde sermaye ağırlığı yoluyla hâkimiyet kurmasını önlemek amacıyla getirilmiştir. Ortaklık paylarının kıymetli evrak niteliği taşımadığı, yalnızca ispat belgesi işlevi gördüğü de açıkça düzenlenmiştir.
Öte yandan kooperatifte sermaye payları dışında ek ödeme yükümlülükleri de söz konusu olabilmektedir. Bilanço açığının yedek akçeler ve özel fonlar aracılığıyla kapatılamaması durumunda genel kurul, ortaklardan yürürlükteki net asgari ücretin yarısını aşmayacak tutarda ek ödeme talep edebilmektedir. Ancak bu kararın alınabilmesi için öngörülen özel çoğunluk koşulu, ek ödeme yükümlülüğünün rastgele uygulanmasını önleyen bir emniyet supabı işlevi görmektedir.
4. Kadın Kooperatiflerinin Yönetim Yapısı
4.1. Kadın Kooperatiflerinde Genel Kurul
Kooperatifin en yetkili karar organı olan genel kurul, demokratik katılım ilkesinin kurumsal ifadesi niteliğindedir. Her ortağın yalnızca bir oy hakkına sahip olması, pay büyüklüğüne dayalı oy çoğunluğu sisteminin önüne geçmekte ve gerçek anlamda demokratik bir karar alma sürecini mümkün kılmaktadır. Genel kurul, yılın ilk altı ayı içinde olağan toplantısını yapmakla yükümlüdür.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve ibra edilmesi, bilanço ve hesapların onaylanması, anasözleşme değişiklikleri ile kooperatifin dağılması kararları genel kurulun münhasır yetki alanındadır. Bu yetkiler devredilemez niteliktedir. Kooperatifin dağılması, birleşmesi ve anasözleşmede değişiklik yapılması gibi önemli kararlar, fiilen kullanılan oyların üçte iki çoğunluğuyla alınmaktadır.
Toplantı nisabı olarak kooperatife kayıtlı ve genel kurula katılma hakkına sahip ortakların en az dörtte birinin şahsen ya da vekaleten hazır bulunması aranmaktadır. 2022 yılında düzenlenen KOOPBİS (Kooperatif Bilgi Sistemi) entegrasyonu ve aynı yıl yürürlüğe giren Kooperatiflerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik sayesinde genel kurul toplantılarına elektronik ortamda katılım imkânı da tanınmış olmaktadır.
Kooperatif Genel Kurulları Hakkında Detaylı Bilgi İçin; Tıklayınız.
Kooperatif Genel Kurulu Kararlarına Karşı Dava Açılması Hakkında Detaylı Bilgi İçin;Tıklayınız.
4.2. Kadın Kooperatiflerinde Yönetim Kurulu
Yönetim kurulu, kooperatifin icra organı olup genel kurul tarafından en az bir, en çok dört yıl için ve en az üç üyeden oluşacak biçimde seçilmektedir. Yönetim kurulu üyelerine çeşitli seçilme yasakları getirilmiştir. Bu yasaklar arasında aynı anda başka bir kooperatifin yönetim kurulunda görev yapma ve kooperatifin denetçisi olma yasağı ile ikinci derece dahil kan ve kayın hısımlarının aynı kurulda birlikte bulunamaması kuralı sayılabilir. Söz konusu düzenlemeler hem ehliyetsiz atamaları hem de aile hâkimiyetini önlemeye yönelik önemli kurumsal güvenceler oluşturmaktadır.
Yönetim kurulunun göreve başlamasının ardından 14/1/2022 tarihli Kooperatifçilik Eğitimi Yönetmeliği kapsamında üyelerin ve yedeklerin en geç dokuz ay içinde kooperatifçilik eğitim programını tamamlamaları zorunluluğu, kooperatifçilik bilincinin kurumsal düzeyde pekiştirilmesini hedefleyen yeni bir düzenleme olarak öne çıkmaktadır.
Yönetim kuruluna tanınan görev ve yetkiler son derece geniş kapsamlıdır. Üçüncü kişilere ve resmi makamlara karşı kooperatifi temsil etmek, yıllık bilanço ve bütçeyi hazırlamak, kredi işlemlerini yürütmek, ortaklığa kabul ve çıkarma kararlarını vermek ile KOOPBİS kayıtlarını güncel tutmak bu yetkilerin başında gelmektedir.
4.3. Kadın Kooperatiflerinde Denetim Kurulu
Denetim kurulunun oluşumu ve işleyişi, iki ayrı denetim mekanizması çerçevesinde yapılandırılmaktadır: iç denetim (denetim kurulu) ve dış denetim. Denetim kurulu genel kurul tarafından seçilmekte olup üyelerin en az lise diplomasına sahip olması gerekmektedir. Bu eğitim ön koşulu denetim kurulu üyeleri açısından öngörülmüş olmakla birlikte yönetim kurulu üyeleri bakımından benzer bir eğitim şartına yer verilmemiştir.
Denetim kurulunun başlıca görev ve yetkileri arasında yıllık bilanço ve sonuç hesaplarını inceleyerek rapor sunmak, üç ayda bir defterleri ve nakit mevcudu denetlemek, bütçe ve gelir-gider cetvelini incelemek ile gerektiğinde genel kurulu toplantıya davet etmek yer almaktadır. Denetçilerin kooperatif ortaklarının şikâyetlerini inceleme yetkisi de ayrıca güvence altına alınmıştır.
Dış denetim boyutunda ise kooperatif, belirli büyüklük ölçütlerine ulaştığında 1163 sayılı Kanunun 69. maddesi ve 1/2/2022 tarihli Kooperatif ve Üst Kuruluşlarının Denetimine Dair Yönetmelik kapsamında zorunlu dış denetime tabi tutulmaktadır. Dış denetçi raporunun genel kurula sunulmaması halinde finansal tablolar, yıllık faaliyet raporu ve ibra kararları geçersiz sayılmaktadır.
5. Kadın Kooperatiflerinde Mali Düzen
5.1. Hesap Dönemi ve Mali Tablolar
Kooperatifin hesap dönemi takvim yılı esas alınarak düzenlenmektedir. Yönetim kurulu her yılın son günü itibarıyla envanter çıkarmak, bilanço ile gelir-gider hesaplarını hazırlamak ve bunları genel kurul toplantısından en az bir ay önce denetim kuruluna sunmakla yükümlüdür. Muhasebe usulü bakımından Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından hazırlanan Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) uygulanmaktadır.
5.2. Gelir-Gider Farkının Dağıtımı
Müspet gelir-gider farkının dağıtımı kooperatifçiliğin özgün risturn ilkesine göre gerçekleştirilmektedir. Yüzde on beş oranında yedek akçe ayrıldıktan sonra kalan tutarın, ortaklarla yapılan muamelelerden kaynaklanan kısmı orantılı risturn olarak dağıtılabilmektedir. Bu dağıtım modeli, risturn müessesesinin Türk Ticaret Kanunu’ndaki kâr payı sisteminden temel ayrım noktasını oluşturmaktadır; zira ortağın aldığı pay, sermaye büyüklüğüne değil kooperatifle gerçekleştirdiği muamelelerin hacmine bağlı olarak belirlenmektedir.
6. Kadın Kooperatiflerinde Dağılma Ve Tasfiye
Kooperatifin dağılmasına yol açan haller özel bir önem taşımaktadır. Ortak sayısının yedinin altına düşmesi, genel kurul kararı, iflasın açılması, üç yıl boyunca olağan genel kurul toplantısının yapılmaması ve Ticaret Bakanlığı’nın mahkeme kararıyla tespiti halinde dağılma gerçekleşmektedir. Bu çerçevede üç yıl süreyle olağan genel kurul yapılmaması da dağılma sebebi olarak öngörülmüştür; söz konusu düzenleme kooperatiflerin aktif tutulmasını teşvik eden önemli bir mekanizmadır.
Tasfiye kurulunun görevleri geniş kapsamlı biçimde tanımlanmış; mevcut işlemlerin tamamlanması, aktiflerin paraya çevrilmesi ve borçların ödenmesinin ardından kalan tutarın ortaklar arasında dağıtılması tasfiye sürecinin temel işlemleri olarak belirlenmiştir. Tasfiyeden dönülmesi ise ortakların beşte üçünün kararıyla mümkündür; ancak bunun için mal varlığının dağıtımına henüz başlanılmamış olması gerekmektedir.
7.Kadın Kooperatiflerinin Güçlü Yönleri
7.1. Modelin Güçlü Yönleri
Kadın girişimi üretim ve işletme kooperatifleri, birden fazla boyutta kadın girişimciliğini destekleyen etkili araçlar sunmaktadır. Her şeyden önce sınırlı sorumluluk ilkesi, bireysel girişimdeki finansal risklerle kıyaslandığında girişim maliyetlerini önemli ölçüde azaltmaktadır. Kolektif kaynak havuzu oluşturma işlevi, bireysel pazarlık gücünün yetersiz kaldığı tedarik ve pazarlama süreçlerinde ciddi ölçek avantajı sağlamaktadır. Kooperatifin eğitim programları yürütme yetkisi, mesleki beceri kazanımı ile iktisadi katılımın tek bir çatı altında buluşturulmasına olanak tanımaktadır. Bunlara ek olarak sıfır-altı yaş çocuk bakımı alanındaki kooperatif yatırımları, çalışan annelerin iş-yaşam dengesini doğrudan destekleyen bir işlev üstlenmektedir.
7.2. Kurumsal Denetim ve Şeffaflık Güvenceleri
Kooperatifin Ticaret Bakanlığı denetimine tabi olması, KOOPBİS’e kayıt zorunluluğu ve periyodik denetim raporlaması kurumsal hesap verebilirliğin güçlü güvencelerini oluşturmaktadır. Bu denetim çerçevesi, özellikle ilk kez bir kurumsal yapıyı yöneten kadın yöneticiler açısından güçlendirici bir rehberlik ve yönlendirme mekanizması işlevi görmektedir.
Öte yandan yönetim kurulu üyelerinin müzakereye katılma yasakları ve çıkar çatışması kuralları; akrabalık bağlarına dayalı kararların önüne geçerek bu kooperatiflerde sıkça gözlemlenen aile şirket kültürünün olumsuz etkilerini bertaraf etmeye yönelik önemli güvenceler oluşturmaktadır.
7.3. Yapısal Sınırlılıklar
Bununla birlikte söz konusu modelin bazı yapısal sınırlılıkları da bulunmaktadır. Genel kurulun toplanabilmesi için aranan dörtte birlik katılım nisabı, coğrafi olarak dağınık ya da yoğun iş temposuyla geçen yaşam koşullarına sahip ortaklarca karşılanması güç bir eşik oluşturabilmektedir. Asgari yedi ortak zorunluluğu teorik düzeyde yönetilebilir görünmekle birlikte, uzak kırsal alanlarda ya da kentsel dönüşüm süreçleri yaşayan mahallelerde güvenilir ve uzun vadeli ortak bulmak pratikte zorlaşabilmektedir. Pay başına yüz Türk liralık birim değeri; güncelleme yapılmadığı takdirde enflasyon koşullarında öngörülen asgari sermaye tutarının reel değerini aşındırma riskini de beraberinde taşımaktadır.
8. Sonuç
Kadın girişimi üretim ve işletme kooperatifleri; salt bir hukuki ticaret yapılanmasının ötesinde, dışlayıcı ekonomik sistemlerin alternatif yollarla aşılmasına imkân tanıyan özgün bir kurumsal çözüm olarak değerlendirilebilir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında şekillenen bu model, sınırlı sorumluluk koruması, çoğuncu olmayan oy yapısı, güçlü denetim mekanizmaları ve son derece geniş bir faaliyet yelpazesiyle birleşerek hem ekonomik güçlenmeye hem de toplumsal kalkınmaya eşzamanlı katkı sunma kapasitesi taşımaktadır.
Faaliyetlerin el sanatlarından tarıma, çocuk bakımından kırsal turizme uzanan geniş yelpazesi, bu kooperatif türünü gerçek anlamda çok sektörlü bir kalkınma aracı olarak konumlandırmaktadır. KOOPBİS entegrasyonu, zorunlu kooperatifçilik eğitimi ve elektronik genel kurul imkânı gibi son dönem düzenleyici yenilikler de modelin operasyonel etkinliğini artırmakta ve modern yönetim anlayışıyla uyumunu pekiştirmektedir.
Bu alanda yapılacak ilerideki çalışmaların; kooperatiflerin kuruluş başarısını etkileyen değişkenleri ampirik verilerle ortaya koyması, iç denetim ile dış denetim mekanizmalarının uygulamadaki etkinliğini karşılaştırmalı biçimde analiz etmesi ve farklı bölgelerdeki kooperatif deneyimlerini alan araştırmalarıyla belgelemesi gerekmektedir. Son olarak kooperatif yöneticilerinin eğitime erişimini kolaylaştırmaya ve kooperatiflerin mikro finansman kaynaklarıyla bütünleşik yapı oluşturmasına imkân tanımaya yönelik politika önerilerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.