Kooperatiflerden doğan alacakların tahsili sürecinde en çok tartışılan konulardan biri, ortakların bu borçlardan dolayı sorumluluğunun sınırlarıdır. Bir kooperatiften alacağı bulunan kişi, alacağını doğrudan ortaklardan talep edip edemeyeceğini, hangi şartlarda ortakların şahsi sorumluluğuna gidilebileceğini merak etmekte ya da bir kooperatif ortağı kooperatifin borçlarından dolayı şahsi malvarlığı ile sorumlu olup olmadığını merak etmektedir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu hükümleri uyarınca kooperatif anasözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça kooperatif borçlarından dolayı ortaklar sorumlu değildir. Anasözleşmede aksine bir hüküm bulunması halinde ortakların sınırlı, sınırsız sorumluluk veya ek ödeme altına sokulabilir. Bu makalede kooperatif borçlarından dolayı sorumluluk halleri ayrıntılı bir şekilde izah edilecektir.
Kooperatif Borçlarında Genel Kural
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na göre, kooperatifin borçlarından dolayı asıl sorumlu olan kooperatif tüzel kişiliğidir. Kooperatifin malvarlığı dışında doğrudan ortakların malvarlığına başvurulması kural olarak mümkün değildir. Ancak Kooperatifler Kanunu’nun ilgili maddeleri ile anasözleşmede düzenlenen bazı istisnalar bu kuralı değiştirebilmektedir.
Ana Sözleşmedeki Ortağın Sorumluluğuna Yönelik Düzenlemeler
Kooperatif anasözleşmelerinde genellikle şu hükümler yer almaktadır:
- Her ortak, kooperatifin borçlarına karşı, taahhüt ettiği pay tutarı kadar sorumludur. (Konut Yapı Kooperatifi Tip Anasözleşme Madde 20/1)
- Kooperatiften ayrılan ortağın sorumluluğu, ayrıldığı tarihten itibaren iki yıl daha devam eder. (Konut Yapı Kooperatifi Tip Anasözleşme Madde 20/2)
- Kooperatife giren her ortak, girişinden önce doğmuş borçlardan da diğer ortaklar gibi sorumludur. (Konut Yapı Kooperatifi Tip Anasözleşme Madde 20/3)
- Ortaklar, taahhüt ettikleri pay bedelleri dışında, genel kurulca kararlaştırılacak arsa, altyapı, inşaat gibi giderlere katılmak zorundadır.
Bu hükümler, ortakların sorumluluğunun hem kooperatife hem de kooperatifin alacaklılarına karşı hangi ölçüde devam edeceğini göstermektedir. Aşağıda ortağın sorumluluğuna hangi şartlar altında gidilebileceği anasözleşme hükümlerindeki sorumluluk halleri ışığında açıklanacaktır.
Ortağın Sorumluluk Hükümlerinin Değiştirilmesi
Ortakların sorumluluk düzeyleri ve ek ödeme yükümlülükleri yalnızca ana sözleşmenin değiştirilmesi ile mümkündür. Bu değişikliklerin tescil edilmesiyle, yeni sorumluluk hükümleri kooperatifin tüm alacaklıları lehine geçerli olur. Ancak sorumluluğun azaltılması yönündeki değişiklikler, geçmiş borçları kapsamaz ve karardan önce alacakları muaccel olan alacaklıları etkilemez. Kooperatif anasözleşmesinin değiştirilmesi hakkında detaylı bilgi edinmek için; tıklayınız.
Ortağın Sorumluluğunun Şartları
Kooperatifin borçlarından dolayı ortağa gidilebilmesi için, öncelikle kooperatif tüzel kişiliğine karşı tüm yasal yolların denenmiş olması gerekir. Kooperatifin malvarlığından sonuç alınamazsa, ancak bu durumda ortakların sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ayrıca, ortağın taahhüt ettiği sermaye payını ödememiş olması hâlinde, bu eksiklik alacaklılara karşı da ileri sürülebilir. Öte yandan, sermaye borcunu yerine getirmiş olan ortakların, kooperatifin dış borçlarından dolayı kişisel malvarlıklarıyla sorumlu tutulmaları mümkün değildir.
Kooperatiflerde Sınırlı Sorumluluk
Kooperatif ortakları, kural olarak taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı sorumludur. Bu pay ödenmişse, ortaklar ne şirkete ne de kooperatif alacaklılarına karşı ayrıca sorumlu tutulamaz. Yani, kooperatifin borçlarının ödenememesi durumunda ortakların kişisel malvarlığına başvurulamaz.
Kooperatiflerde Sınırsız Sorumluluk
Anasözleşmede açıkça öngörülmesi halinde, ortaklar kooperatif borçlarından dolayı tüm malvarlıklarıyla sorumlu tutulabilir. Bu sorumluluk müteselsil nitelikte olup, alacaklı dilediği ortağa başvurabilir. Ancak, doğrudan ortağın malvarlığına gidilebilmesi için kooperatifin iflas etmiş veya tasfiye edilmiş olması ve kooperatif malvarlığından tatmin olunamamış olması gerekir.
Kooperatiflerde Ek Ödeme Yükümlülüğü
Anasözleşme ile ortaklara ek ödeme yükümlülüğü getirilebilir. Bu ek ödemeler yalnızca bilanço açıklarının kapatılması amacıyla kullanılabilir. Ek ödemeler sınırsız olabileceği gibi, belirli bir miktar, iş hacmi veya pay oranına göre de sınırlandırılabilir. Kooperatifin iflası halinde bu ödemeleri isteme yetkisi iflas idaresine aittir.
Ortağın Ayrılması veya Ölümü Halinde Sorumluluk
Ortağın kooperatiften ayrılması veya ölümü, sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz. Ayrılışın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde, kooperatif iflas ederse, eski ortak ya da mirasçıları ayrılmadan önce doğmuş borçlardan sorumlu tutulabilir. Aynı kural, kooperatifin dağılması halinde de geçerlidir.
Kooperatifin İflası Halinde Ortağın Sorumluluğu
Kooperatiflerde en çok tartışılan konulardan biri, kooperatifin iflas etmesi halinde ortakların borçlardan ne ölçüde sorumlu olacağıdır. Bu sorumluluk, hem Kooperatifler Kanunu’nun hükümleri hem de kooperatifin ana sözleşmesinde yer alan düzenlemeler çerçevesinde belirlenmektedir.
Kooperatifin iflasına karar verildiğinde, alacaklıların taleplerini karşılamak üzere bir iflas masası oluşturulur. İflas idaresi, kooperatifin borçlarını ve alacaklarını belirleyerek sıra cetveli düzenler. Bu noktada, kooperatifin tüzel kişiliği borçlarından birinci derecede sorumlu olmakla birlikte, ortakların da payları oranında sorumlulukları gündeme gelir.
Kooperatifler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca, ortakları şahsen sorumlu olan veya ek ödemelerle yükümlü bulunan kooperatiflerde, iflas halinde her bir ortağın payına düşen borcun ödenmesi istenir. Tahsil edilemeyen meblağlar ise kalan ortaklar arasında paylaştırılır.
Konut Yapı Kooperatifleri anaözleşmesinde aşağıdaki düzenlemeler yer almaktadır:
- Her ortak, kooperatifin borçlarına karşı taahhüt ettiği sermaye payı kadar sorumludur.
- Ortaklar, yalnızca pay bedellerini değil, ayrıca inşaat, altyapı, arsa ve benzeri finansman giderlerini de ödemekle yükümlüdür.
- Bu giderler ödenmeden ortakların daire sahibi olmaları mümkün değildir.
Dolayısıyla, kooperatifin borcu bir “imalat borcu” niteliği taşıdığından, ortakların bu maliyetleri üstlenmeleri zorunludur.
Kooperatifin iflas etmesi halinde, kooperatif malvarlığı borçları karşılamaya yetmezse, ortakların payları oranında sorumlulukları devam eder. Her bir ortak, kendi bağımsız bölümüyle sınırlı olmaksızın, yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. Bağımsız bölümünü devretmiş olan ortakların da, belirlenen bedeller ölçüsünde bu sorumluluğu devam edebilir.
Kooperatif Borçlarından Dolayı Zamanaşımı
Kooperatif ortaklarının sorumluluğu anasözleşme ile değiştirilebilmektedir. Kanunda belirlenen 1 yıl sürenin altında kalmamak kaydıyla sorumluluk süreleri değiştirilebilir. Örneğin, Konut yapı kooperatiflerinde bu süre 2 yıl olarak belirlenmiştir.
Ortakların şahsi sorumluluklarına dayalı alacak talepleri, iflas işlemlerinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir. Ayrıca, borcu ödeyen ortağın diğer ortaklara karşı rücu hakkı da ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrar. Zamanaşımının başlangıç süresi de talepte bulunanın ödeme yaptığı tarihtir.
Sonuç
Kooperatif borçlarından dolayı sorumluluk meselesi, hem ortaklar hem de alacaklılar açısından büyük önem taşımaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na göre kural, kooperatifin borçlarından yalnızca tüzel kişiliğin sorumlu olmasıdır. Ancak anasözleşmede yer alan hükümlerle bu genel kural değiştirilebilmekte; ortaklara sınırlı sorumluluk, sınırsız sorumluluk veya ek ödeme yükümlülüğü getirilebilmektedir. Bu nedenle ortağın sorumluluk düzeyi, kooperatifin anasözleşmesindeki düzenlemelere ve kanuni çerçeveye göre farklılık göstermektedir.
Sonuç olarak, kooperatif ortaklarının sorumluluk sınırlarını doğru anlamaları, ileride doğabilecek hukuki ve mali risklerden korunmaları açısından son derece önemlidir. Bu nedenle kooperatife katılmadan önce anasözleşmenin dikkatlice incelenmesi, sorumluluk türünün açıkça belirlenmesi ve gerekirse hukuki danışmanlık alınması ortaklar için en sağlıklı yol olacaktır.
